24 Şubat 2012 Cuma

Adını Feriha Koydum Mehmet Arabayla Emire Çarpma Sahnesi izle

Adını Feriha Koydum Mehmet Arabayla Emire Çarpma Sahnesi izle

Çok Yakında Sitemize Videomuz Eklenecektir.


24 Şubat 2012 - 24.02.2012 izle

Gelir testi yaptırmayana 213 TL ceza

Gelir testi yaptırmayana 213 TL ceza

Türkiye genelinde 9,5 milyon yeşil kartlı vatandaş gelir testine girecek. Testte yoksul olmadıkları anlaşılan vatandaşlar 35 ila 213 lira aylık prim ödeyecek.
Teste hiç girmeyen ise otomatik olarak 213 liralık prim yüküyle karşı karşıya kalacak.

SGK'ya kayıtlı olmayan 1,7 milyon vatandaşların 31 Ocak'a kadar SGK'nın kapısını çalmak zorunda. Aksi halde SGK her birini aylık 213 lira prim borcu ödemeye mahkum edecek.

Başvurular için 31 Ocak 2012 son tarih.

TESTE KİMLER BAŞVURMAK ZORUNDA?

Halen bir işte çalışan memur, işçi, bağımsız çalışan, isteğe bağlı sigortalı olan ve yeşil kartlılar dışında kalan herkes gelir testine başvurmak zorunda. 18 yaşından küçükler ile emekli ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin gelir testi yaptırması gerekmiyor.

Nereye başvurulacak? Gelirin testi için gerekli başvuru, kişinin kayıtlı ikametgâhının bulunduğu il veya ilçe idarî sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapılacak. Vakıflara kaymakamlıklar aracılığıyla ulaşmak mümkün. Özürlülük ve yaşlılık gibi nedenlerle bizzat başvuruda bulunamayacak olanların başvurusu vekili tarafından yapılacak.

Aynı aileden herkes tek tek mi başvuracak? Gelir tespitinde, aynı evde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük anne ve büyük babadan oluşan aile esas alınacak. Aynı aile üyelerinden biri veya birkaçı başvuruda bulunsa bile başvuru formunda hanede yaşayan tüm fertlere ait bilgiler yer alacak. Aile içinden birden fazla kişi gelir testine tâbi tutulacak kişi durumundaysa tek form ile başvuru yapılacak.

Test yaptırmayanlar ne kadar prim ödeyecek? Gelir testi yaptırmak istemeyenler ile genel sağlık sigortası kaydının yapıldığına dair tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içinde gelir testi yaptırmayanlar, gelirleri asgari ücretin iki katı yani bin 773 lira olduğu kabul edilerek 212 lira 76 kuruş prim ödemek zorunda kalacaklar. Bu kişiler yoksul dahi olsa test yaptırmadıkları için prim yüküyle karşılaşacaklar.

gelir tespiti dilekçe örneği

gelir tespiti dilekçe örneği

Genel Sağlık Sigortası Gelir Tespiti İçin Başvuru Kayıt Formu ve Başvuru Dilekçesi Örneği





Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvurularda aranan koşullar;





- Sosyal güvenlik kuruluşlarına (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı / Sosyal Güvenlik Kurumuna) tabi olmamak ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almamak,



- Tabi olunan sosyal güvenlik kuruluşu tarafından, tedavi giderlerinin veya fonksiyon kazandırıcı ortopedik, diğer yardımcı araç-gereç bedellerinin tamamını ya da bir kısmını karşılamamak ve karşılanmayan kısmı için kişinin ödeme gücü bulunmamak


- Temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde düzenli ve sürekli bir gelire sahip olmamaktır.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olan veya bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin tedavi giderleri ile fonksiyon kazandırıcı ortopedik ve diğer yardımcı araç-gereç ihtiyaçlarına yönelik başvuruların kapsamı


Başvuru, kişinin ikamet ettiği yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına (Valilik/Kaymakamlık) yapılır.

Sadece zorunlu hallerde (tedavi vb) ikametleri dışında başka il/ilçede geçici olarak bulunanlar, zorunluluk nedenini (sevk belgesi vb.) gösteren belgeyi ilgili Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ibraz etmek kaydıyla;



Merkez ilçe nüfusu bulunmayan Büyükşehir niteliğindeki illerde (İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adana, G.Antep, Kayseri, Bursa) bulunanlar, İl Merkez Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına, bu iller dışındaki il merkezi ve bağlı ilçelerde bulunanlar, bulundukları yerin İl Merkez/İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunabilirler.



Başvuru reşit olanlar tarafından bizzat, (evli ise eşlerden biri tarafından kendisinin ve eşinin nüfus cüzdanını vakfa ibraz etmesi kayhttp://www.blogger.com/img/blank.gifdıyla); bizzat başvuruda bulunamayacak özrü http://www.blogger.com/img/blank.gifve mazereti olanlar (özürlü, yaşlı, yatalak vb.) adına ise kan ve sıhri hısımı, vasi ve kayyumu, komşusu, öğretmen, mahalle muhtarı gibi kişiler tarafından yapılır.

Başvuru Kayıt Formu Örneği



Başvuru Dilekçesi Örneği

gelir testi yaş sınırı


gelir testi yaş sınırı

18 yaş Üstü Öğrencilere, Gelir Testi Mecburiyeti
1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası uygulaması bazı yaptırımları da beraberinde getiriyor. Uygulama gereği, 18 yaşını bitirip üniversiteye hazırlanan ya da henüz iş bulamamış erkek çocukları ailelerinin sosyal güvencesi olsa da gelir testi yaptırmak mecburiyetinde. Aksi halde en üst sınır olan 212 TL'den prim borçlusu sayılacak.
28 Ocak 2012 Cumartesi 12:32

Yılbaşından itibaren genel sağlık sigortasının zorunlu hale gelmesi, önemli yükümlülükleri de beraberinde getirdi. Bu durum en çok 18 yaşını bitirip üniversiteye hazırlanan ya da henüz iş bulamamış erkek çocukları ilgilendiriyor. Bu kişiler, ailelerinin sosyal güvencesi olsa da gelir testi yaptırmak zorunda. Aksi halde en üst sınırdan prim borçlusu sayılacak. Adlarına her ay 212 TL prim borcu işleyecek. Ancak kız çocukları anne-babalarının sosyal güvencesinden yararlanabilecek. Gelir testine başvurmak için ocak ayı sonuna kadar süre var. Bu süre içerisinde gelir testine başvuranlardan geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların primini devlet ödeyecek. Ancak başvuru yapmazlarsa otomatik olarak en üst sınırdan prim borçlusu olacaklar. Üniversite öğrencileri ise 25 yaşına kadar gelir testine başvurmadan anne-babalarının sigortasından yararlanabilecek. Gelir testini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yapacak. Gelir testi, il ve ilçelerdeki sosyal yardımlaşma dayanışma vakıfları tarafından uygulanacak.

Bu düzenlemede en kritik grubu üniversiteye hazırlanan öğrenciler ile 18 yaşını aştığı halde henüz iş bulamayan grup oluşturuyor. Uzmanlar, çok sayıda öğrencinin liseyi bitirmesinin ardından dershaneye giderek üniversiteye hazırlandığına dikkat çekiyor. Bunların önemli bir bölümü de 18 yaşın üstünde. Bu nedenle ailelerinin sosyal güvencesinden yararlanamıyorlar. Üniversite eğitimine devam etmeyi düşündükleri için de sosyal güvenceye kavuşmak gibi bir düşünceleri olmuyor. Ancak yeni uygulamada, bu gruptakilerin gelir testine başvurması zorunlu. 'Nasılsa birkaç ay sonra üniversite öğrencisi olacağım' diye düşünerek gelir testine başvurmazlarsa her ay için 212 TL prim borcuyla karşı karşıya kalabilecekler. Bu nedenle uzmanlar, 18 yaşını geçen herkesin, eğer sosyal güvencesi yoksa ve üniversite öğrencisi de değilse gelir testine başvurması yönünde uyarı yapıyor.

Zorunlu genel sağlık sigortasına geçilmesiyle birlikte nüfusun tamamının sağlık güvencesi kapsamına alınması hedefleniyor. Halen 63 milyon kişi SGK kapsamında sağlık güvencesine sahip. 9,1 milyon kişi de yeşil kartlı olarak sağlık hizmeti alıyor. Bu kişiler ay başından itibaren SGK'ya devredildi. Geriye kalan yaklaşık 1,7 milyon kişinin ise herhangi bir sosyal güvencesi yok. Ancak 1 Ocak itibarıyla bu kişilere gelir testine başvurarak genel sağlık sigortalısı olma zorunluluğu geldi. Eğer genel sağlık sigortasına başvurmazlarsa yüklü prim borcu ile karşılaşacaklar. SGK, sosyal güvencesi olmayan 1,7 milyon kişiye mektup göndererek gelir testine davet ediyor. Bu kişiler eğer gelir testi sonucuna göre ya hiç prim ödemeden sağlık hizmeti alacak ya da gelirine göre sağlık primi ödeyecek. Eğer bu kişilerin geliri, ailede kişi başına 295 TL'nin altındaysa primlerini Hazine ödeyecek. Geliri 295 TL ile asgari ücret arasındaysa 35 lira prim ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanacaklar. Asgari ücret ile asgari ücretin iki katına kadar geliri olanlar 106, asgari ücretin iki katından fazla geliri olanlar da 212 lira prim ödeyecek.

gelir testi çalışmayan eş

gelir testi çalışmayan eş

17 Ocak 2012
Ev hanımları sağlık primi ödeyecek mi?

Son günlerin en çok konuşulan konusu 1 Ocak’ta yürürlüğe giren zorunlu genel sağlık sigortası. Esasen tüm vatandaşların genel sağlık sigortası kapsamına alınması son derece önemli. Bu konu hem yeşil kartlıları, hem sosyal güvencesi olmayanları, hem de kısmi süreli çalışanları ilgilendiriyor.

İşte vatandaşın merak ettikleri ve tepkileri:

A. Özdemir: Üniversite öğrenimi için başka bir ilde yaşıyorum. Hem boş vakitlerimi değerlendirip aileme yük olmadan çalışarak okumak, hem de okul sonrası çalışma hayatına alışkın olmak için part-time bir iş buldum ve çalışıyorum. Duyduğuma göre part-time çalışanlar artık genel sağlık primi ödeyecekmiş. Zaten az kazanıyorum ve ancak geçiniyorum. Şu sınav zamanı gelir testini nasıl yaptıracağım, ailem uzakta ben nasıl gidip geleceğim?

M. Baytemur: İşveren tarafından işçinin genel sağlık primi ödenmektedir. Bu sadece işçiyi mi bağlar yoksa işçinin bakmakla yükümlü olduğu anne eş ve çocukları da ayrıca GSS ödemek zorundalar mı?

B. Zorlu: Annem SSK emeklisi ve ben 1975 doğumlu bir bekarım. Geçen seneden beri annemin üzerinden sağlık sigortasından faydalanıyorum. Bu yeni genel sağlık sigortası yasası beni de kapsıyor mu? Ayrıca yurt dışında yasayan bir erkek kardeşim var. Şu an için çalışmıyor ve sigortası yok. Onun durumu ne olacak?

İ. Demirkıran: Babam SSK emeklisi, annem ve kız kardeşimle yaşıyor. Kız kardeşim bekar ve 42 yaşında. Babam genel sağlık sigortası için başvuruda bulunacak mı?

Gelir tespitinde neye bakılacak?

Gelir tespitinde aile olarak, aynı hane içinde yaşayan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ve genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınacak. Aynı hanede yaşamayan ve öğrenim nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan 25 yaşını doldurmayanlar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilecek. Gelir tespiti işlemlerinde hane olarak adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde yer alan adres dikkate alınacak. Aynı adreste birden fazla aile olması halinde her bir aile için ayrı ayrı gelir tespiti işlemi yapılacak.

Vatandaş tepkili

Bize gelen çok sayıda mailden seçtiklerimi paylaştım. Vatandaş konuyu tam olarak anlayamadığı için genelde tepkili. Burada bir hususu özellikle açıklamak gerekiyor. Çalışan sigortalılarla SGK’dan emekli olanlarla (sosyal güvencesi olan kişiler) bunların eşleri, hak sahibi çocukları ve hak sahibi anne-babası GSS primi ödenmeden sağlıktan yararlanacak. Bunların ayrıca GSS primi ödemesine gerek yok. İşsizlik sigortası kapsamında sağlık yardımı alanlar da bu dönemde prim ödemeyecek.

Ancak bunların haricindeki, part-time, çağrı üzeri ve ev hizmetlerinde 30 günden az çalışanlar, işsiz olup sosyal güvencesi olmayan vatandaşlar zorunlu genel sağlık sigortası kapsamında prim ödeyerek veya primleri devletçe ödenerek sigortalı yapılacak. Bu kapsamdaki kişileri SPAS adlı programı marifetiyle kapsama alıp, ödeyecekleri primleri SGK tahakkuk ettirecek. Bu kişiler primlerini de bankadan ödeyecekler. Ancak sistemde önemli sorunlar var. Rapor, puantaj kaydı, iş kanununa göre verilen ücretsiz izinler veya buna benzer nedenlerle eksik günü olanların GSS primlerini 30 güne tamamlama zorunluluğu olmadığı için, uygulamada bir çok kişi part-time olanların statüsünü değiştirecek. Bence, SGK part-time işçilere zorunlu GSS primi ödemesi zorunluluğunu kaldırmalıdır. Atılan taş, ürkütülen kurbağaya değmiyor. SGK’ya da, çalışana da, işverene de yazık ediliyor.

gelir testi ev hanımları

gelir testi ev hanımları

Ev hanımları sağlık primi ödeyecek mi?

Son günlerin en çok konuşulan konusu 1 Ocak’ta yürürlüğe giren zorunlu genel sağlık sigortası. Esasen tüm vatandaşların genel sağlık sigortası kapsamına alınması son derece önemli. Bu konu hem yeşil kartlıları, hem sosyal güvencesi olmayanları, hem de kısmi süreli çalışanları ilgilendiriyor.

İşte vatandaşın merak ettikleri ve tepkileri:

A. Özdemir: Üniversite öğrenimi için başka bir ilde yaşıyorum. Hem boş vakitlerimi değerlendirip aileme yük olmadan çalışarak okumak, hem de okul sonrası çalışma hayatına alışkın olmak için part-time bir iş buldum ve çalışıyorum. Duyduğuma göre part-time çalışanlar artık genel sağlık primi ödeyecekmiş. Zaten az kazanıyorum ve ancak geçiniyorum. Şu sınav zamanı gelir testini nasıl yaptıracağım, ailem uzakta ben nasıl gidip geleceğim?

M. Baytemur: İşveren tarafından işçinin genel sağlık primi ödenmektedir. Bu sadece işçiyi mi bağlar yoksa işçinin bakmakla yükümlü olduğu anne eş ve çocukları da ayrıca GSS ödemek zorundalar mı?

B. Zorlu: Annem SSK emeklisi ve ben 1975 doğumlu bir bekarım. Geçen seneden beri annemin üzerinden sağlık sigortasından faydalanıyorum. Bu yeni genel sağlık sigortası yasası beni de kapsıyor mu? Ayrıca yurt dışında yasayan bir erkek kardeşim var. Şu an için çalışmıyor ve sigortası yok. Onun durumu ne olacak?

İ. Demirkıran: Babam SSK emeklisi, annem ve kız kardeşimle yaşıyor. Kız kardeşim bekar ve 42 yaşında. Babam genel sağlık sigortası için başvuruda bulunacak mı?

Gelir tespitinde neye bakılacak?

Gelir tespitinde aile olarak, aynı hane içinde yaşayan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ve genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınacak. Aynı hanede yaşamayan ve öğrenim nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan 25 yaşını doldurmayanlar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilecek. Gelir tespiti işlemlerinde hane olarak adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde yer alan adres dikkate alınacak. Aynı adreste birden fazla aile olması halinde her bir aile için ayrı ayrı gelir tespiti işlemi yapılacak.

Vatandaş tepkili

Bize gelen çok sayıda mailden seçtiklerimi paylaştım. Vatandaş konuyu tam olarak anlayamadığı için genelde tepkili. Burada bir hususu özellikle açıklamak gerekiyor. Çalışan sigortalılarla SGK’dan emekli olanlarla (sosyal güvencesi olan kişiler) bunların eşleri, hak sahibi çocukları ve hak sahibi anne-babası GSS primi ödenmeden sağlıktan yararlanacak. Bunların ayrıca GSS primi ödemesine gerek yok. İşsizlik sigortası kapsamında sağlık yardımı alanlar da bu dönemde prim ödemeyecek.

Ancak bunların haricindeki, part-time, çağrı üzeri ve ev hizmetlerinde 30 günden az çalışanlar, işsiz olup sosyal güvencesi olmayan vatandaşlar zorunlu genel sağlık sigortası kapsamında prim ödeyerek veya primleri devletçe ödenerek sigortalı yapılacak. Bu kapsamdaki kişileri SPAS adlı programı marifetiyle kapsama alıp, ödeyecekleri primleri SGK tahakkuk ettirecek. Bu kişiler primlerini de bankadan ödeyecekler. Ancak sistemde önemli sorunlar var. Rapor, puantaj kaydı, iş kanununa göre verilen ücretsiz izinler veya buna benzer nedenlerle eksik günü olanların GSS primlerini 30 güne tamamlama zorunluluğu olmadığı için, uygulamada bir çok kişi part-time olanların statüsünü değiştirecek. Bence, SGK part-time işçilere zorunlu GSS primi ödemesi zorunluluğunu kaldırmalıdır. Atılan taş, ürkütülen kurbağaya değmiyor. SGK’ya da, çalışana da, işverene de yazık ediliyor.

gelir testi başvuru formu indir

gelir testi başvuru formu indir

Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu
08 Şubat 2012 Çarşamba 19:57

Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu.Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu sitesi. Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu sgk...

Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu.Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu sitesi. Gelir testi başvuru formu indir Gelir Testi Sosyal Güvenlik Kurumu sgk...



GELİR TESTİ İLE İLGİLİ SON DAKİKA BİLGİLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

SGK Gelir testi başvuru süresi Gelir Testi nasıl yapılır? Gelir Testi formu.SGK Gelir testi başvuru süresi Gelir Testi nasıl yapılır? Gelir Testi formu indir.SGK Gelir testi başvuru süresi Gelir Testi nasıl yapılır? Gelir Testi formu indirin.İşte SGK Gelir testi başvuru süresi Gelir Testi nasıl yapılır? Gelir Testi formu...

Gelir testi başvuru süresi (Gelir Testi başvurusu) Gelir testi nasıl yapılır.Gelir testi başvuru süresi (Gelir Testi başvurusu) Gelir testi nasıl yapılır öğren.Gelir testi başvuru süresi (Gelir Testi başvurusu) Gelir testi nasıl yapılır son dakika.İşte Gelir testi başvuru süresi (Gelir Testi başvurusu) Gelir testi nasıl yapılır...

Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Faruk Çelik, gelir testi yaptırma süresinin uzatıldığını söyledi. Çelik, 2002'de 3 aylık dönemde emekli olanlara da 100-150 TL intibak sağlanacağını duyurdu...

Gelir testi yaptırmayanlar için kurum içi gerekli düzenlemelerin yapılacağını belirten Bakan Çelik, gelir testi yaptırmak için Şubat ayı sonuna kadar sürenin uzadığını söyledi.

Bakan Çelik, 2002'de 3 aylık dönemde emekli olanlara 100-150 TL intibak sağlanacağını bildirdi.

Bütün yeşil kartlılar ve sigortalıların bile panik yapıp gelir testine koştuklarını bu nedenle de yığılmalar ve uzun kuyruklar oluştuğunu belirten Bakan Çelik gelir testi yaptırma süresinin Şubat ayı sonuna kadar yapılabilmesini sağlayacak kurum içi düzenlemelere gittiklerinin müjdesini verdi.

Habertürk TV'ye konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik son günün 31 Ocak olarak duyurulan gelir testi yaptırma zorunlulu kosunda önemli bilgiler verdi.

Çelik şunları söyledi:

"GSS 31 ocakta yürürlüğe girdi kimlerin 31 Ocak'a kadar gelir test yaptırması gerekiyor? Gelir testi vardı yeni çıkmadı sadece zorunluluğu yeni geldi. Şimdi bütün vatandaşlarımız Genel Sağlık Sigortası kapsamına alındı. 9 milyon 200 bin yeşil kartlılar her yıl yaptırdıkları sağlıktan yararlanmak için kullandıkları vizeleri var ise sorun yok. Bunalrın gelir testi yaptırmasına gerek yok. Günü gelince her yıl olduğu gibi gelir testine tabii olacaklar. Bir vatandaşımız 4A, 4B, 4C dediğimiz yani SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı değil ise 1 milyon 700 bin kişi prim ödemeden bu kurumlarla ilişkisi yok ise bu vatandaşlarımız ile vizesi olmayan yeşil kartlılar gelir testi yaptracak.

gelir testi başvuru formu örneği

Amaç: Ailelerin Genel Sağlık Sigortası primlerinin kim tarafından ödeneceğini ve ne kadar olacağını belirlemek.

Yöntem: SOYBİS ve sosyal incelemeler yolu ile ailelerin toplam gelirlerinin aylık ortalaması tespit edilip ailedeki kişi sayısına bölünür. Vakıfların gelir testi sonucunda belirleyeceği kişi başına düşen ortalama aylık gelire göre aşağıdaki tablodaki prim ödeme yükümlüleri ve prim miktarları belirlenir.


gelir testi başvuru formu örneği

gelir testi formu doldur

gelir testi formu doldur

Gelir Testi Formlarını Kaymakamlıktan Temin Edebilirsiniz.

gelir testi yaptırmak için gerekli belgeler

gelir testi yaptırmak için gerekli belgeler

Sağlık güvencesi olmayan kişilerin 29 Şubat 2012 tarihine kadar gelir testi başvurusunda bulunmaları gerekecek. Aksi halde başvuruda bulunmayan kişilerin geliri asgari ücretin 2 katı olarak değerlendirilecek ve bu kişilerden 213 TL aylık prim alınacak.

SGK Müdür vekili Erhan Çavuş ''Gelir testine 29 Şubat 2012 tarihine kadar başvurmayan ve tescil başlangıç tarihinden itibaren asgari ücretin iki katı esas alınarak primleri tahakkuk ettirilenlerin daha sonra gelir testi yaptırmak üzere sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurması halinde başvuru yaptıkları süreye bağlı ve gelir testi sonucuna göre tescil işlemleri değişecektir. Anne veya babasının sağlık güvencesinden yararlanmaya devam etmesi gereken 18 yaşından büyük öğrenci olan erkek çocuklar ile kız çocuklarının durumlarını SGK İl Müdürlükleri ile Merkez Müdürlüklerine müracaat ederek güncellemeleri gerekmektedir.

İkamet adresi Türkiye'de olan ancak yurtdışında yada yabancı gemilerde sigortasız olarak çalışan Türk vatandaşları ile yine T.C vatandaşı olup yurtdışına lisans, mastır, doktora eğitimi için giden, çalışmayan ve sigortası olmayan kişilerin de kendileri ya da Türkiye'deki yakınları Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminden (ADNKS) Türkiye'deki adresini, yurtdışındaki adresi olarak güncelleyecek. Bu kişilerin Türkiye'de yaşayan eş, çocukları var ise onlar sisteme tescil edilecek. Yani gelir testi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvuracak dedi.

Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak sağlık yardımlarından yararlanmayanlar ile yararlanma hakları sona erenler, yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren asgari ücret üzerinden Genel Sağlık Sigortalısı olarak re'sen tescil edileceğini belirten Çavuş ''Bu kişiler, bir aylık süre içinde gelir testi işlemleri için Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)'de kayıtlı ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurmaları gerekmektedir.

Gelir tespitinin yenilenmesi gereken durumlarda var bunlar hane içinde yer alan ailede; Doğum, Ölüm, Evlenme, Boşanma ve benzeri nedenlerle, değişiklik meydana gelmesi halinde sigortalıların değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma ya da vakfa müracaat etmeleri zorunludur. Gelir tespiti yapılanların gelir durumlarına ait aile içindeki bireylere ait veriler Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Projesinde (BSYHP) doksan günde bir otomatik olarak güncellenecek. Gelir durumu değişenlerin tescil işlemleri, değişikliğin meydana geldiği tarih itibariyle güncellenecek. Belirtilen durumlar hariç gelir tespitinin yapıldığı tarihten itibaren altı ay geçtikten sonra yeni bir gelir testi talebinde bulunabilir dedi.

Çavuş Şöyle devam etti; Gelir testi sonucuna itiraz edilebilir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından bildirilen gelir tespiti sonucunda ödeyecekleri prim tutarı tebliğ edilenler, gelir testi sonucuna karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde gelir tespit işlemini yapan ilgili vakfa yazılı olarak itiraz edebilir. Gelir testine yapılan itiraz, 15 gün içinde vakıf tarafından karara bağlanması gerekir.Kişiler kendi hak sahipliği ve diğer sosyal güvenlik bilgilerine ulaşabilmek için Kurumumuz internet portalına (www.sgk.gov.tr) müstehaklık sorgulama menüsü ilave edilmiştir.

Söz konusu sorgulama menüsüne sırasıyla e-sgk, e-hizmetler, sigortalı sorgulama menülerini kullanarak sigortalı sorgula menüsüne gelip buraya istenilen bilgileri girdikten sonra açılacak ekranda müstehaklık menüsünden sorgulama yapılacak tarih yazılmak sureti ile kişi müstehaklık bilgilerine ulaşabilir böylelikle kendi durumu hakkında net bilgiyi öğrenebilir''

Kaynak : http://www.internethaber.com/sgk-genel-saglik-sigortasi--402146h.htm#ixzz1nKdMr9rH

gelir testi yaptırmayanlar ne olacak

gelir testi yaptırmayanlar ne olacak

Bu tarihe kadar gelir testi yaptırmayan kişiler aylık 213 TL prim borcu ödemeye mahkum olacak.

Yılbaşından itibaren yürürlüğe giren zorunlu Genel Sağlık Sigortası kapsamında gelir testi yaptırması gereken kişiler için süre daraldı. 1 Ocak’tan bu yana yeşil kartlılar ve SGK’da kaydı bulunmayan 1 milyon 730 bin kişi gelir testi yaptırırken, gelir testine halen başvurmayan milyonlarca vatandaş var. Yeşil kartlılar için vize süreleri dolana kadar süre tanınmasına rağmen, kapsam dışı olan 1.7 milyon kişinin 29 Şubat 2012 tarihine kadar gelir testi başvurusunda bulunmaları gerekecek. Aksi halde başvuruda bulunmayan kişilerin geliri asgari ücretin 2 katı olarak değerlendirilecek ve bu kişilerden 213 TL aylık prim alınacak.

BAŞVURULAR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKIFLARINA YAPILACAK

SGK’ya kaydı bulunmayan ve vize süresi dolan yeşil kartlıların yaptırmak zorunda olduğu gelir testi için gerekli başvuru, kişinin kayıtlı ikametgahının bulunduğu il veya ilçe idari sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapılacak. Vakıflara kaymakamlıklar aracılığıyla da ulaşmak mümkün. Özürlülük ve yaşlılık gibi nedenlerle bizzat başvuruda bulunamayacak olanların başvurusu vekili tarafından yapılabilecek.

Gelir tespitinde, aynı evde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük anne ve büyük babadan oluşan aile esas alınacak. Aynı aile üyelerinden biri veya birkaçı başvuruda bulunsa bile başvuru formunda hanede yaşayan tüm fertlere ait bilgiler yer alacak. Aile içinden birden fazla kişi gelir testine tâbi tutulacak kişi durumundaysa tek form ile başvuru yapılabilecek.

GELİRİ 295 TL’NİN ALTINDA OLANLARIN PRİMİ DEVLETTEN

1 Ocak-30 Haziran 2012 dönemi için aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olan herkes prim ödemek zorunda kalacak.

Geliri asgari ücretin üçte birinin (295.50 TL) altında ise primleri devlet ödeyecek.

Geliri asgari ücretin üçte biri (295.50 TL) ile asgari ücret arasında ise kişi 35.46 TL prim ödeyecek.

Geliri asgari ücret (886.50 TL) ile asgari ücretin iki katı arasında ise kişi 106.38 TL prim ödeyecek.

Geliri asgari ücretin iki katından (bin 773 TL) daha fazla ise kişi 212.76 TL prim ödeyecek.

gelir testi ne zamana kadar yapılacak

gelir testi ne zamana kadar yapılacak

Gelir Testi Son Günü : 29 şubat 2012'dir

gelir testi için nereye başvurulur

gelir testi için nereye başvurulur

Gelir Testi Kaymakamlık Üzerinden İşleme Koyulmaktadır.

Gelir Testi Nasıl Yapılır Kimler Başvuru Yapacak 2012

Gelir Testi Nasıl Yapılır Kimler Başvuru Yapacak 2012

Gelir Testi Yaptıracak Olanlar Son Gün 31 Ocak 2012 …

Sosyal yardım almak isteyen ancak kamu hizmeti yapmaya yanaşmayan yaklaşık 450 bin kişinin Yeşil Kart’ı iptal edildi. Bu sırada toplam sağlık giderlerinden de 700 milyon liranın üzerinde bir tasarruf elde edildi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardım Sistemi (SOYBİS) sonucunda 450 bin kişinin Yeşil Kart’tan çıkarıldığı belirlendi. Sosyal yardım almak isteyen işsize okul boyama, ağaç dikme gibi kamu hizmeti şartı getirildi. Buna göre “Yapmam” diyene yardım yok. Sosyal yardım ağının genişletilmesi için kurulan SOYBİS “yan gelip yatana yardım yok” mantığı ile işliyor. Yeni sistemin en önemli özelliği yardım alabilmek için okul boyamak gibi kamuya yardımı olacak işlerde çalışma şartı araması. SOYBİS’e ilk 15 gün içinde kayıt yaptıran kişi sayısı 152 bin. Bakanlık bu kişilerden henüz 15 bin kişinin gelir testlerini yaptı ve yaklaşık yüzde 80’inin hiçbir geliri olmadığı tespit edildi. Sosyal Yardımlar Genel Müdürü Aziz Yıldırım, 2011 yılı içerisinde SOYBİS’e geçildiğinden beri 700 milyon civarında sağılık giderinden tasarruf edildiğini ve 450 bin civarında kişinin yeşil karttan çıkarıldığını açıkladı.

GELİR TESTİ YAPTIRIN
2006 yılında “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu” ile uygulamaya konulan, ancak 2012 yılına kadar yeşil kartlılar ile kayıt dışı kesimin kapsam dışı bırakıldığı Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasında, 1 Ocak 2012’den itibaren kapsam dışı bırakılanlar da zorunlu olarak yer almaya başladı. Yeni uygulamaya göre, Türkiye’de yaşayan herkes Genel Sağlık Sigortası kapsamında olacak. 1 Ocak itibarıyla yeşil kart uygulaması sona ererken, yeşil kart vizesi dolanlar ve herhangi bir sağlık güvencesi bulunmayanların, bir ay içerisinde ikamet ettikleri il/ilçenin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na (SYD) gelir testi yaptırmak için başvurması gerekiyor.
: Amerika Birleşik Devletleri, en az lise mezunu 50 Bin İşçi Alacak.Maaşlar en az 3 Bin Dolar.Ayrıntılar ve Başvuru Formu İçin Tıklayın

90 GÜNDE BİR OTOMATİK KONTROL
Gelir testi süreci şu şekilde yürütülecek:

* SGK, yıl içinde vizesi dolan yeşil kartlılar ile sistemde hiç kaydı olmayan kişileri, asgari ücret düzeyinde gelirleri var olarak kabul edip resen tescil edecek.

* Kişiler SYD Vakfı’na başvurduklarında başvuruları alınarak SOYBİS sorgusu ile hane ziyaretleri yapılacak ve gelir durumları puanlama formülüne göre tespit edilecek. Sistem üzerinden 90 günde bir kişilerin durumunun değişip değişmediği otomatik olarak kontrol edilecek.

* Gelir testi sonucunda; 2012 yılında, aile içindeki kişi başına geliri 295.5 TL’den düşük olarak tespit edilen kişilerin primleri devlet tarafından ödenecek ve bu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edecekler. Aile içindeki kişi başına geliri; 295.5 TL ile 886.5 TL arasında olanlar 35 TL; 886,5 TL ile 1.773 TL arasında olanlar 106 TL, 1.773 TL’nin üzerinde olanlar da 212 TL prim ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edecek. Brüt asgari ücrete endekslenen primler, asgari ücret arttıkça yükselecek.

KAMU HİZMETİ YAPMAYANA YARDIM YOK
Sosyal Yardım Modeli’nin ana çerçevesi şöyle: I Sosyal yardım için başvuruda bulunanlar, yaş, meslek ve sağlık durumları açısından incelemeye tabi tutulacak. Bu kesimden çalışabilir durumda olanlar ayıklanacak. I Çalışabilir durumda olan kişiler, meslek kurslarına yönlendirilerek, İş-Kur’a kayıtlı hale getirilecek. Meslek sahibi yapılarak, uygun işlere yerleştirilecek. I Çalışabilir durumda olup, meslek sahibi yapılamayan kişiler de toplum yararına kamu hizmetlerinde çalıştırılacak. Ağaç dikme, okul boyama, çevre temizliği gibi işlerde çalıştırılacak. Bunları yapmayı kabul etmeyenlere sosyal yardım verilmeyecek. I Sağlık sorunları veya yaşları nedeniyle hiçbir işte çalışmaya uygun olmayanlar da yoksulluk puanlarına göre yardım alacak.

Gelir Testi Başvurusu Nasıl Yapılır 2012 , Zorunlu Genel Sağlık Genel Sigortası – Yeşilkart Gelir Testi Başvurusu 31 Ocak 2012 , Gelir Testi Yaptırma Başvuru Şartları , Gelir Testi Başvurusu Nereye Nasıl Yapılacak Ocak 2012

keçinin ingilizce özellikleri tanıtımı

keçinin ingilizce özellikleri tanıtımı

The Goat is a hoofed mammal that lives in mountainous regions of southwestern Asia, northwestern North America, and Europe. The female goat is called a nanny or a doe, the male is called a buck or a billy, and the young are called kids. Goats are closely related to sheep.

Goats were domesticated (tamed) at least 10,000 years ago in Iran. Goats are bred for their meat, wool, and milk. Goats have a life span of 9 to 12 years in the wild.

Anatomy: Goats are sure-footed animals who have a rough pad on the bottom of their two-toed hooves. They have a long, thick, furry coat that protects them from the cold. Goats range from about 17 to 42 inches (43 to 107 cm) tall at the shoulder. Both male and female wild goats have beards and pointed black horns.

Diet: Goats are herbivores (plant-eaters) who spend most of the day grazing. They eat grass, herbs, tree leaves, and other plant material. Goats swallow their food without chewing it much. Later, they regurgitate the food (then called a cud) and chew it thoroughly before swallowing it for the last time.

fil’in ingilizce özellikleri tanıtımı

fil’in ingilizce özellikleri tanıtımı

The African Elephant is the largest living land animal (larger than the Asian Elephant). These mammals have very strong social bonds and live in family groups headed by a female (called a cow). Males (called bulls) occasionally join the group. Elephants are excellent swimmers. Elephants have few natural enemies except man, and they are in danger of extinction due to loss of habitat and poaching (they are killed for their ivory tusks).

Anatomy: African elephants average about 10 feet (3 m) tall at the shoulder, weighing roughly 6 tons (5,400 kg). Males are larger than females. Both males and females have tusks (large, pointed ivory teeth). They have wrinkled, gray-brown skin that is almost hairless.

Ears: African Elephants have large ears (up to 5 feet=1.5 m long) that are shaped like the continent of Africa. The ears not only hear well, but also help the elephant lose excess heat, as hot blood flows near the surface of the skin.

Trunk: Elephants breathe through two nostrils at the end of their trunk, which is an extension of the nose. The trunk is also used to get water and food. To get water, the elephant sucks water into the trunk, then curls the trunk towards the mouth and squirts the water into it. The trunk has two prehensile (grasping) extensions at the tip, which it uses like a hand.

Diet: Elephants eat roots, grasses, leaves, fruit, and bark. They use their tusks and trunk to get food. These herbivores spend most of their time eating. Bulls can eat up to 300-600 pounds (130-260 kg) of food each day.

Classification: Kingdom Animalia (animals), Phylum Chordata (having a notochord), Class Mammalia (mammals), Subclass Eutheria (placental mammals), Order Proboscidae, Suborder Elephantoidea, Family Elephantidae (mammoths and modern elephants), Genera and species: Loxodonta Africana (African savanna elephants), Loxodonta cyclotis (African forest elephants, discovered to be a separate species in 2001).

bu konuda şu sorulara cevap verilmeye çalışılmıştırr
hayvanların ingilizce tanıtımı
ingilizce hayvanın tanıtım
ingilizce hayvan tanıtımı
hayvanların ingilizce özellekleri
hayvanların hayatı ama ingilizce
hayvanların ingilizce özellikleri
ingilizce bir hayvan tanıtımı
ingilizce hayvanların hayatı
ingilizce hayvanların tanıtımı
bir hayvanın özellikleri
ingilizce hayvanların özellikleri
bir hayvanın özellikleri
ingilizce hayvanların özellikleri
ingilizce-animals
tane ingilizce hayvan tanıt
bir hayvanın ingilizce hayatı
bir ingilizce hayvanlarin özellikleri
hayvanları ingilizce olarak tanıtma
hayvanların ingilizce olarak hayatları
ingilizce 1,1, 3,4,5,6,7,8,9,10 hayvanın tanıtılması
ingilizce at özelliği
ingilizce hayvan ozellıkleri
ingilizce olarak hayvanların özellikleri
ingilizce ödevi farm life
bir hayvanın her özelliği ingilizce yazı
bir hayvanın ingilizce anlatımı
bir hayvanın ingilizce özellikleri
bir hayvanın ingilizce özelliğnin anlatımı
hayvan tanıtma ingilizce
hayvan tanıtımı
hayvan özellikleri ingilizce
hayvanlar ing özellikleri
hayvanların ingilizce özelli
hayvanların özellikleri ingilizce ödevi
ingilizce bir hayvan tanıt
ingilizce bir hayvanın tanıtılması
ingilizce bitkiler performans ödevleri
ingilizce hayvan adları ve anlatımı
ingilizce hayvan anlatim
ingilizce hayvan anlatımları
ingilizce hayvan tanıtım
ingilizce hayvanlar ve özellikleri

devenin ingilizce özellikleri tanıtımı

devenin ingilizce özellikleri tanıtımı

Camels are large mammals that live in dry areas. There are two types of camels: the one-humped camel (the Arabian Camel or Dromedary) and the two-humped camel (the Bactrian Camel). The Arabian camels are found in the very hot deserts of North Africa and the Middle East. Bactrian camels are found in the rocky deserts and steppes of Asia that get very hot and very cold.

The Hump: The camel’s hump contains fat (and NOT water). The camel can go without food and water for 3 to 4 days. It is well adapted to desert life.

Anatomy: Camels are very strong mammals with wide, padded feet. They have thick leathery pads on their knees and chest. Camels have nostrils that can open and close, protecting them from the desert environment. Bushy eyebrows and two rows of long eyelashes protect their eyes from sand. Their mouth is extremely tough, allowing camels to eat thorny desert plants. Camels are over 7 feet (2 m) tall at the hump and weigh in excess of 1,600 pounds (725 kg).

Diet: Camels are herbivores (plant-eaters). Most camels are domesticated and are fed by people; they eat dates, grass, wheat, and oats.

Classification:Class Mammalia (mammals), Order Artiodactyla, Suborder Tylopoda, Family Camelidae, Genus Camelus, Species C. dromedarius (dromedary camel) and C. bactrianus (Bactrian camel).

bu konuda şu sorulara cevap verilmeye çalışılmıştırr
hayvanların ingilizce tanıtımı
ingilizce hayvanın tanıtım
ingilizce hayvan tanıtımı
hayvanların ingilizce özellekleri
hayvanların hayatı ama ingilizce
hayvanların ingilizce özellikleri
ingilizce bir hayvan tanıtımı
ingilizce hayvanların hayatı
ingilizce hayvanların tanıtımı
bir hayvanın özellikleri
ingilizce hayvanların özellikleri
bir hayvanın özellikleri
ingilizce hayvanların özellikleri
ingilizce-animals
tane ingilizce hayvan tanıt
bir hayvanın ingilizce hayatı
bir ingilizce hayvanlarin özellikleri
hayvanları ingilizce olarak tanıtma
hayvanların ingilizce olarak hayatları
ingilizce 1,1, 3,4,5,6,7,8,9,10 hayvanın tanıtılması
ingilizce at özelliği
ingilizce hayvan ozellıkleri
ingilizce olarak hayvanların özellikleri
ingilizce ödevi farm life
bir hayvanın her özelliği ingilizce yazı
bir hayvanın ingilizce anlatımı
bir hayvanın ingilizce özellikleri
bir hayvanın ingilizce özelliğnin anlatımı
hayvan tanıtma ingilizce
hayvan tanıtımı
hayvan özellikleri ingilizce
hayvanlar ing özellikleri
hayvanların ingilizce özelli
hayvanların özellikleri ingilizce ödevi
ingilizce bir hayvan tanıt
ingilizce bir hayvanın tanıtılması
ingilizce bitkiler performans ödevleri
ingilizce hayvan adları ve anlatımı
ingilizce hayvan anlatim
ingilizce hayvan anlatımları
ingilizce hayvan tanıtım
ingilizce hayvanlar ve özellikleri

Suskunlar dizi muziği dinle indir

Suskunlar dizi muziği dinle indir

aslı enver fotoğrafları suskunlar

aslı enver fotoğrafları suskunlar



suskunlar pelin doğru

suskunlar pelin doğru




suskunlar dizisi nerede çekiliyor

suskunlar dizisi nerede çekiliyor

Suskunlar Dizisi İzmirde çekilmektedir.Çekimler Hala Devam Etmektedir.Bakalım Diziye Geri sayım başladı :)

Suskunl4r dizisi 1.bölüm izle

Suskunl4r dizisi 1.bölüm izle

fetih 1453 kaçak çekim izle

fetih 1453 kaçak çekim izle

Adını Feriha Koydum 49. Bölüm Full Hd izle 24 Şubat 2012

Adını Feriha Koydum 49. Bölüm Full Hd izle

Yayından Hemen Sonra Sitemize 49. Bölüm Yüklenecektir.

evde gebelik testi ne zaman yapılır

evde gebelik testi ne zaman yapılır

Hamilelik şüphesinde her anne adayı gebelik testi yaptırmayı aklından geçirir peki gebelik testi ne zaman ve nasıl yapılmalıdır.Hamilelik sonrası 4 günü geçmiş döllenmiş yumurta HCG adı verilen bir hormon salgılar.Bu HCG hormonuna insan koryon gonadotropini adı da verilir.
Hamilelik sonrası salgılanmaya başlanan HCG hormonu anne adayının vücuduna yayılır.Önce kanda bulunan HCG daha sonra idrara da geçer.Bu nedenle gebelik testleri kanda yapılabildiği gibi idrardan da yapılabilmektedir.İdrar örneğinin alınması kan alınmasından daha kolay ve pratik olduğundan evde yapılan gebelik testleri idrardan yapılmaktadır.Burada önemli olan sabah ilk idrardan yapılan gebelik testinin güvenilirliğinin daha yüksek olduğunun bilinmesidir.
İdrar verilerek yapılan gebelik testlerinin temel prensibi HCG hormunu ile HCG antikoru arasında oluşan reaksiyonun tesbit edilmesi esasına dayanmaktadır. Gebelik testi esnasında ilk reaksiyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için ikinci bir reaksiyona ihtiyaç vardır. Bu da bir renk değişimi varlığının incelenmesiyle ortaya konur.Evde yapılan ve eczanelerde kolaylıkla bulunabilen idrar gebelik testleri bu şekilde sonuç vermektedir.Evde gebelik testi yapan anne adayları sabah ilk idrarlarını temiz bir kaba yapmalı ve gebelik testi ile idrarlarını temas ettirdikten sonra ,renk değişimini gösteren bir çizginin varlığını tesbit ederek gebe olup olmadıklarını anlamaktadırlar.
Burada unutulmaması gereken bir nokta da ,özellikle gebeliğin ilk günlerinde bazı gebelik testleri negatif sonuç verebilir.Bu gibi durumlarda gebelik belirtileri ve adet görmeme olayı da devam ediyorsa bir Kadın Doğum uzmanına başvurulmalıdır.Kadın Doğum uzmanı gerekirse kan testi ve ultrason gibi yöntemlerle gebelik yönünden incelemeler yapabilir.Aynı şekilde gebelik testi pozifse de ileri tetkik ve inceleme için de bir Kadın Doğum uzmanına başvurulmalıdır.
Gebelik Testi Ne Zaman Yapılmalıdır?
Evde yapılan gebelik testleri adetin gecikmesinden 1 hafta sonrasında yapılırsa anlamlı sonuçlar verebilir.Özellikle adetin gecikmesinden 10 gün sonrasında evde yapılan gebelik testleri,usulüne uygun yapıldığı takdirde % 90 ve üstü doğru sonuç vermektedir.
Gebelik testi, hastanede,bir klinikte veya doktor nezaretinde de yapılabilir.Bunun için de ideal olan ortalama 1 haftalık bir adet gecikmesi varlığıdır.Doktor tarafından genellikle kanda yapılan gebelik testleri istenir.Bu teste ise Beta HCG testi denir. Hızlı ve kesin sonuç verdiğinden , Beta HCG testi oldukça güvenilirdir.Hamile olmayan bir kadında kandaki Beta HCG seviyesi 0-10 mIU/ml’dir.Beta HCG değerinin 10 mIU/ml’dir dan yüksek olması gebeliği düşündürmektedir.

Dış Gebelik ve Gebelik Testleri

Dış gebelik,döllenmiş yumurtanın fallop tüpünde ya da rahim dışında bir yerde gelişmeye başladığı gebelik durumudur.Dış gebelikte , idrarla yapılan gebelik testleri negatif olabilmesine rağmen kadında tüm gebelik belirtileri görülebilir.Dış gebelikte kanla yapılan gebelik testleri daha hassastır ve gebeliği teşhis edebilir. Dış gebelik potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durum olduğu için kanda yapılan Beta HCG testleri annenin sağlığı için çok önemlidir.

esra ceyda kardeşler frikikleri video

esra ceyda kardeşler frikikleri video


Сменился представитель Беларуси на песенном конкурсе "Евровидение-2012"


Сменился представитель Беларуси на песенном конкурсе Евровидение-2012


Сменился представитель Беларуси на песенном конкурсе "Евровидение-2012", сообщает в пятницу официальный сайт конкурса.

Вместо Алены Ланской Беларусь на бакинской сцене представит группа "Litesound".

Согласно информации белорусского телевидения, решение было изменено в соответствии с указанием главы государства.

Были изучены жалобы по итогам голосования и выявлена необъективность, допущенная при выборе Алены Ланской.

Facebookta ayrıntılı gizleme ayarları 2012

Facebookta ayrıntılı gizleme ayarları 2012

facebookta gizleme ayarı,facebookta profil gizleme,facebook mail gizleme,facebookta profilimi gizleme istiyorum,facebookta arkadaş gizleme
Artık Facebook’a eklemek isteyip de hayatınızın her türlü özel detayını görmesini istemediğiniz insanlara sadece istediğiniz kadarını gösterebileceksiniz. Çünkü uzun zamandır beklenen ve istenen detaylı gizlilik ayarları nihayet Facebook’taki yerini alıyor 40.000 Facebook beta test kullanıcısı altı farklı geçiş aracı deneyip görüş bildirecekler. Birkaç hafta içerisinde de yeni gizlilik ayarları test dönemini tamamlayıp herkesin kullanımına açılacak.

Yeni gizlilik ayarları çok ama çok detaylı, her bir kişiye özel ayarlar atamak bile mümkün. Altı sayfa gizlilik seçeneği ve 40 ince ayar ile biraz göz korkutuyor. Ancak işi, aileyi, arkadaşları ve samimiyet derecesine göre bunları kendi içinde ayırabilmek için bu kadar çok ayar gerçekten gerekli. Neyse ki bu detayları ayarlayıp çeşitli gizlilik politikaları ve gruplar oluşturmak mümkün olacak. Peki bunlar neler? Profil detayları, fotoğraf galerileri, duvar yazıları, bağlantılar yani aklınıza ne gelirse var.

facebookda duvarımı nasıl gizlerim 2012

facebookda duvarımı nasıl gizlerim 2012

facebookta gizleme ayarı,facebookta profil gizleme,facebook mail gizleme,facebookta profilimi gizleme istiyorum,facebookta arkadaş gizleme
Artık Facebook’a eklemek isteyip de hayatınızın her türlü özel detayını görmesini istemediğiniz insanlara sadece istediğiniz kadarını gösterebileceksiniz. Çünkü uzun zamandır beklenen ve istenen detaylı gizlilik ayarları nihayet Facebook’taki yerini alıyor 40.000 Facebook beta test kullanıcısı altı farklı geçiş aracı deneyip görüş bildirecekler. Birkaç hafta içerisinde de yeni gizlilik ayarları test dönemini tamamlayıp herkesin kullanımına açılacak.

Yeni gizlilik ayarları çok ama çok detaylı, her bir kişiye özel ayarlar atamak bile mümkün. Altı sayfa gizlilik seçeneği ve 40 ince ayar ile biraz göz korkutuyor. Ancak işi, aileyi, arkadaşları ve samimiyet derecesine göre bunları kendi içinde ayırabilmek için bu kadar çok ayar gerçekten gerekli. Neyse ki bu detayları ayarlayıp çeşitli gizlilik politikaları ve gruplar oluşturmak mümkün olacak. Peki bunlar neler? Profil detayları, fotoğraf galerileri, duvar yazıları, bağlantılar yani aklınıza ne gelirse var.

fetih 1453 filmi hangi sinemalarda


fetih 1453 filmi hangi sinemalarda

Fetih 1453 HD izle - Fetih 1453 Sinema Filmi Tüm yorumlar-ANDHBR5026
24 Şubat 2012 Cuma 19:12
Nisan 2009'da hazırlıklarına başlanan filmin ilk etabı eylül ayında, 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip stüdyoda çekildi. 40 kişilik tasarım ve animasyon ekibi, Doğu Roma ve Edirne saraylarını aslına uygun olarak 3 boyutlu hazırladı.
Sultan Mehmet, Babası 2. Murat’ın ölüm haberini Saruhan Sancağı’ndayken aldı. Bu durum O’nu hem büyük bir keder içerisinde bırakmış, hem de tahtına tekrar oturmasının yolunu açmış olacaktı. Sultan Mehmet ilk tahtta çıktığında henüz 12 yaşındaydı. Uçbeyleri ile vezirleri arasındaki siyasi husumetten bunalan 2. Murat, çok sevdiği oğlu Alaaddin’in ölmesinin kendisinde yarattığı derin üzüntü sebebiyle tahttan feragat ederek Mehmet’i devletin başına geçirdi.

Yeniçeri ve devlet üzerinde çok etkili biri olan Başvezir Halil Paşa, bu durumdan hiç memnun değildi. Özellikle, Sultan Mehmet’in İstanbul’un mutlak suretle alınması gerektiğini söylemesinden büyük rahatsızlık duyuyordu. Mehmet’in toyluğunu fırsat bilen Haçlıların Osmanlı topraklarını işgale başlaması ihtimali üzerine Sultan Murat’ın tahta dönmesini sağladı. Mehmet de tahttan uzaklaştırılarak Saruhan Sancağına gönderildi.

Şimdi yeniden ve daha güçlü bir şekilde tahtına dönmüştü. Yine öncelikli hedefi İstanbul’un fethedilmesiydi. O peygamber Efendimiz’in ( s.a.v) sözünden ilham alıyordu; “Konstantiniyye elbet bir gün feth olunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, O’nun askeri ne güzel askerdir!” Bu hedefe onu götürecek her şeyi bir bir hesaplamıştı. Öncelikle gerekli hazırlıkları yapana kadar, tüm komşu ülkelerle barış içerisinde yaşamalıydı.

Papalık dahil, Macarlara, Sırplara, Lehlere, Ceneviz ve Venediklilere elçiler göndererek barış içerisinde yaşama isteği içerisinde bulunduğunu bildirdi. Gelibolu tersanesini restore ettirerek, senede 100 kadırga yapılabilir hale getirdi. Bu sırada D. Roma İmparatoru Konstantin, genç yaşından dolayı toy ve basiretsiz olduğunu düşündüğü Sultan Mehmet’e karşı, elinde tutsak olan Şehzade Orhan’ı kullanmaya çalışarak, ağır tahsisatlar talebinde bulunmaktaydı.

Bütün amacı, Sultan Mehmet’in tavizler vererek iyice itibarsızlaşmasını sağlamaktı.Üstelik Sultan Mehmet bu tavizleri de veriyor, Konstantin’in bütün isteklerini kabul ediyordu. Ancak bu durum bile, sadece Sultan Mehmet’in stratejisinden ibaretti. Karamanoğulları’nın bir isyan çıkarmaya başladığının haberi alınır alınmaz, Osmanlı Ordusu, Akşehir’e doğru yola koyuldu.

Karamanoğlu İbrahim hiç beklemediği kadar kalabalık bir ordu gördü karşısında. Barış talebinde bulunmak zorunda kaldı. Ordusunun yara almaması için Sultan Mehmet barış talebini kabul etti. Sefer dönüşünde, savaşmadıkları halde bahşiş isteyen bir kısım yeniçeri Sultan’ın otağının önünü kesince; Sultan Mehmet hem cülusları dağıttı, hem de firar eden askerleri bahane ederek, Başvezir Halil Paşa’nın adamı olan Yeniçeri Ağası Kurtçu Doğan’ı dayak cezasına çarptırarak sürgüne yolladı.

Bu hadiseyle ordusunun üzerindeki hakimiyetini tamamen sağlamış oldu. Edirne’ye döndükten sonra İmparator Konstantin’e bir elçi göndererek, Orhan için ödediği tahsisatı artık yollamayacağını bildirdi. Ardından, Anadolu Hisarının karşısında Boğazkesen ( Rumeli ) Hisarının yapımına başladı. Bu fiili olarak D. Roma İmparatorluğuna savaş açmak demekti.

Bu durum Avrupa devletlerince de fark edilmişti. Ancak Fransız ve İngilizlerin birbiriyle savaşıyor olması, Alman Kralının da taht kavgalarıyla uğraşması gibi gerekçeler yüzünden D.Roma İmparatorluğu’na yardım etmek neredeyse imkansızdı. Papanın bir takım girişimleri de sonuçsuz kalmıştı. Tarih 2 Nisan 1453’ü gösterdiğinde, surlarının üzerindeki Rum askerleri, karşılarında, Sultan Mehmet ve binlerce Türk askerini buldular…


Tarihçi Mustafa Armağan Eleştirisi



İşte Armağan'ın ''Büyük Fetih'in ışığında Fetih 1453' başlıklı o yazısı
Beklenen film 16 Şubat günü saat 14.53'te başlayacaktı. İlk sahneler istisnasız hepimize "İyi ki gelmişim" dedirtti.


Önce "İstanbul mutlaka fetholunacaktır" diye başlayan hadis-i şerifin ışığında Medine'ye odaklandık ve emri alan ashab-ı kiramın açtığı kapıdan çıkıp Şehzade Mehmed'in Edirne Sarayı'nda doğumuna tanıklık ettik. Bu, nicedir yazıp durduğum, İstanbul'un fethinin sağlıklı bir tarihî zemine oturtulması adına son derece umut verici bir başlangıçtı. Zihnimizdeki 'acaba'lar uçup gitmişti; koltuklarımıza daha rahat yerleşebilirdik.





ULUBATLI FATİH'TEN DAHA FAZLA AKILDA KALDI



İlk kırılma, surlara sancağı dikmesi dışında tamamen meçhulümüz olan Ulubatlı Hasan'ı Fatih'in kılıç hocası olarak gördüğümüz sahnede başladı ve o andan itibaren bir Ulubatlı-Fatih rekabetidir başladı.


(1)Ne yalan söyleyelim, daha renkli bir karakter kazandırılan Ulubatlı'nın, ışıklar yanınca Fatih'ten daha fazla akıllarda kaldığını fark ettik.


Baştan şunu söyleyeyim ki, "Fetih 1453"ü genel anlamda olumlu ve etkileyici buldum. Fetih hadisiyle başlaması ve onu Fatih'in doğumuyla sıkı sıkıya ilişkilendirmiş olması, filme Asr-ı Saadet'e uzanan müthiş bir derinlik kazandırıyor ve şimdiye kadar yapılan Fetih filmlerinin kesinlikle üstüne çıkartıyordu. Bence filmdeki en etkili sahnelerden biri, göçük altında kalan lağımcıların, Bizanslıların kılıçlarıyla can vermektense barut fıçılarını ateşleyerek o anı gerçek bir trajediye dönüştürmeleriydi.




FAZLA DİNCİ VE MİLLİYETÇİ SAHNELER VAR

Filmin mesajı, bu tipte bir prodüksiyondan beklenmeyecek ölçüde olumluydu. Eşini ve çocuğunu bile yanından uzaklaştırması ve kendisini fethe adaması önemliydi.


(2)Ne yalan söyleyeyim, zaman zaman fazla "dinci" ve "milliyetçi" bulduğum yerler bile oldu. Özellikle Bizanslı ve Papa dahil Batılı yöneticileri aciz, kalleş ve korkak gösteren kısımlara gerek yoktu bence. Unutmayalım ki, Konstantin'i küçültmek, Fatih'i büyütmez; aksine onun büyüklüğünden de bir şeyler eksiltir.


Filmin eleştirilmesi gereken yanları da yok değildi.


GAYRİMEŞRU CİNSEL İLİŞKİ(3)

Mesela Ulubatlı Hasan'a aslında bir Müslüman kızı olduğu belirtilen Era'yla bir Holivut filmindeymiş gibi gayri meşru cinsel ilişki yaşatılmış olması, ona biçilen "İslam kahramanı" tipiyle tezat teşkil ediyor. Fethi başından beri destekleyen, hatta morali bozuk olduğu sırada Fatih'e uyarı mektubu dahi yazan Akşemseddin'in, filmde misafir oyuncuymuş gibi epey geç ortaya çıkması da ciddi bir hata.


(4)Şişmanlığıyla Nasreddin Hoca'yı andıran Akşemseddin fazla rind kaçmıştı. Fatih'in Kürt hocası Molla Gürani ile Molla Hüsrev de yoktu ortada.


Fatih namaz kıldırdı mı?Çandarlı Halil Paşa gibi tecrübeli bir sadrazam, hem Fatih, hem de diğer vezirler tarafından fazla aşağılanmış. İstanbul'un kuşatılmasını riskli gördüğü doğru ama bu, fethe karşı olduğu anlamına gelmez. İnisiyatifi elden kaçırmadan ve muhtemelen tahrip edilmeden alınmasını istiyordu.


(5)Lakin Zağanos Paşa da olsa kimse bir sadrazama "Dilerim sultan kelleni vurdurur" diyemez. Dese bile sadrazam bunu sineye çekmez. Bir bakanın başbakana "dilerim seni asarlar" dediğini, onun da bunu normal karşıladığını düşünün. Sonuçta kukla tiyatrosu seyretmiyoruz, değil mi? (Bu arada acizane kanaatim, Zağanos karakterinin Fatih'e daha iyi oturacağı yönünde.)


(6)Fatih ile Konstantin'in surların dışında karşı karşıya gelmesi de gerçeklere tamamen aykırı. Film icabı böyle bir sahneye ihtiyaç duyulsa bile daha gerçekçi bir formülü bulunabilmeliydi.


(7)Fatih'in, surların önünde ordusuna namaz kıldırmasının da gerçeklerle en ufak bir ilgisi yok. Bizanslıların namaz kılanlara dokunmaması bir başka tuhaflık. Kaldı ki, Fatih namaz kıldırmaz. Ayasofya'daki namazda dahi imamlığa Akşemseddin'i geçirdiğini biliyoruz.


(8)Top döküm sahneleri filmin en başarılı bölümlerindendi. Lakin "Şahi top" sanki Urban'ın yaptığı topun özel ismiymiş gibi sunuluyor. Oysa "Şahi", büyük topların genel adıdır. Urban'ın rolü de abartılmış olup Era'yı evlatlık alması tamamen kurgu eseridir.


(9)Ayrıca İstanbul surları sanki tek kattan ibaret gibi gösteriliyor. Oysa üç kat sur vardı ve surların arasında derin hendekler bulunuyordu. Her ne kadar bunların deniz suyuyla dolu olup olmadığını bilmiyorsak da, belki de susuz olması, suyla dolu olmasından daha fazla zorlaştırıyordu kuşatanların işlerini.


(10)Konstantin'in yarı çıplak Bizanslı kadınlarla havuza girme ve aralara zoraki serpiştirilmiş öpüşme sahnelerinin de hadisle başlayan bir filmde çok sakil kaçtığını belirtelim.


Sonuçta her tarihî filmde eleştirilecek noktalar bulunabilir. "Fetih 1453"ün bütün bu defoların ötesinde fetih olayını başarılı bir prodüksiyonla buluşturan ilk gerçek tarihî film olduğunu söyleyebilirim.
Bundan sonra Fethin asıl mesajının filmleştirilmesi gelebilir ama oraya varmak için almamız gereken daha çok mesafe var. Çünkü Fatih'in İstanbul'u alma tutkusu, yalnız maddî değil, manevî temellere de dayanır ve filmin başında verilen muhteşem mesaj, taşa saplanan kılıç gibi orada çakılı kalmıştır. O kılıcı, oradan çıkarıp bilim ve marifet sahillerine saplamayı hedef alacak bir "Fetih 857" filmine bilseniz ne çok ihtiyacımız var.


Büyük FetihFetihten 10 yıl sonra "Küçük cihad bitti, büyük cihada başlıyoruz" diyen bir Fatih portresi karşımızda. Medreseyi yaptırırken "cihad-ı asgardan cihad-ı ekbere müracaat" ettiğini yazdırmış vakfiyesine.


Sizin anlayacağınız, İstanbul'un Fethi dahi, onun nazarında, yapılacak olan büyük ruh ve zihin açılımının yanında küçük kalır demesek bile asıl fethe basamak teşkil eder. Bu, Nurettin Topçu'nun kastettiği anlamda Büyük Fetih'tir. Bunun için başına ulema sarığı takmış, bu yüzden alimler karşısında ayağa kalkmış, bu sebeple fırsat buldukça medreselere ders dinlemeye koşmuştu. İstanbul'un mekân olarak fethi, bu Büyük Fethin 'fatiha'sı olacağı için önemliydi.


Fatih bu Büyük Fetih hareketini başlattı ama bitiremedi. Lakin bize o taşlarda donmuş arzuyu miras bıraktı. Nitekim Hızır Bey Çelebi, bu arzunun ipuçlarını şöyle vermişti:


Feth-i Stanbul'a fırsat bulmadılar evvelûn
Feth edip Sultan Muhammed didi tarih 'Âhirûn'.
Yani İstanbul'un fethine ondan öncekiler nail olamazken, Fatih hem onu fethetti, hem de şu tarihi düşürdü: 'Sonrakiler'.
Sonrakiler, yani gelecek nesiller... Yani bugün için biz...



VİZYONUN İLK GÜNÜNDE FETİH 1453

Fetih 1453 büyük bir beklentiyle 16 Şubat 2012'de perşembe günü vizyona girdi. İlk gününde 1.200'ün üzerinde seansla 400'ün üzerinde perdede gösterilen Fetih 1453'ün ilk hafta sonu bilet satış sayısının 1 milyonu geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu hafta bir önceki yıla oranla seyirci ve hâsılat kaybındaki düşüş sürdü. Listenin ilk sırasında Berlin Kaplanı yer alırken ilk üç sıraya iki tane Warner Bros. Türkiye'nin sinema programlamasını yaptığı film girdi.


UIP Türkiye bu hafta, oluşan 700 bini geçen bilet satış hâsılatının yüzde 49'una sahip. Ülkede faaliyetini sürdüren iki bini geçkin sinema salonunun yüzde 42'sine de UIP Türkiye film dağıtımı gerçekleştirdi.
Bu hafta sinemalarda 84 yerli yabancı, birbirinden farklı film gösterildi. 84 filmden 25'i Türkiye yapımı, 6'sı da ilk kez vizyon gören filmler olarak göze çarptı. Bu altı film ulaştığı bilet satış sayısıyla listenin ilk yirmisi içinde kendine yer bulabildi. Haftanın en çok izlenen filmi 281.880 bilet satışı ile Berlin Kaplanı isimli film oldu. Onu Karanlıklar Ülkesi: Uyanış takip etti. Bu hafta Türk filmlerine toplamda 377.941 bilet satıldı.
Toplam gösterilen film sayısı: 84(+)
Toplam satılan bilet: 781.077(-)
Toplam elde edilen hâsılat: 7.622.079,36 TL.(-)
Gösterilen yerli film sayısı: 25(+)
Yerli filmlere satılan bilet: 377.941(-)
Yerli filmlerden elde edilen hâsılat: 3.333.135,86 TL.(-)
Gösterilen yabancı film sayısı: 59(+)
Yabancı filmlere satılan bilet: 403.136(+)
Yabancı filmlerden elde edilen hâsılat: 4.288.943,50 TL.(+)
İlk kez vizyon gören film sayısı: 6
Yeni vizyonların toplam bilet satış sayısı: 138.182(-)
Bu haftanın en fazla bilet satılan filmi: Berlin Kaplanı (281.880)(-)
Bu haftanın en az bilet satılan filmi: Almanya'ya Hoş geldiniz (8)(+)
En yüksek bilet fiyatına sahip film: Marilyn ile Bir Hafta (13,10 TL.)(+)
En düşük bilet fiyatına sahip film: Cüceler Devlere Karşı (2,10 TL.)(-)
2012 yılının bu gösterim haftasında
8 işletmeci firma sinemalara film dağıtımı gerçekleştirdi.
Toplamda dağıtımı yapılan 84 film gişelerde 781.077 adet bilet satışı ile 7.622.079,36 TL. hasılat elde etti.
Hâsılatın işletmeci firmalara yüzdesel dağılımı ise şu şekilde oldu:
(%48.71) UIP TÜRKİYE
(%24.14) WARNER BROS. TÜRKİYE
(%12.91) TİGLON
(%05.48) PİNEMA
(%03.43) MEDYAVİZYON
(%02.53) CHANTIER FILMS
(%01.77) ÖZEN FİLM
(%01.03) M3 FİLM

Kaynak: Deniz Yavuz – Antrakt


SİNEMA TARİHİNDE İLKLER

Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, İngiltere, İsviçre, KKTC, Ortadoğu ülkeleri, Endonezya, Malezya, Rusya, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna- Hersek, Makedonya, Kosova, Romanya, Yunanistan, Güney Kore, Tayland, Japonya ve ABD'de de gösterime girecek olan filmde, Fatih Sultan Mehmet'i Devrim Evin oynuyor. Oyuncu kadrosunun belirlenmesi için yüzlerce adayla görüşen Faruk Aksoy, Ulubatlı Hasan için İbrahim Çelikkol'u, Era için Dilek Serbest'i, Konstantin için Recep Aktuğ'u ve Justiniani için Cengiz Coşkun'u seçerek kamera karşısına çıkardı. Bugüne kadar Türk sinema tarihindeki en yüksek kopya adedi ve salon sayısıyla gösterime girecek filmin danışmanlıklarını Prof. Dr. Feridun Emecan, Doç. Dr. Hülya Tezcan, Prof. Dr. Gülgün Köroğlu ve araştırmacı-yazar Adem Saraç yaptı. Filmin müziklerinde ise Benjamin Wallfisch'in imzası bulunuyor.





DEKOR HAZIRLIKLARI AYLARCA SÜRDÜ

Nisan 2009'da hazırlıklarına başlanan filmin ilk etabı eylül ayında, 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip stüdyoda çekildi. 40 kişilik tasarım ve animasyon ekibi, Doğu Roma ve Edirne saraylarını aslına uygun olarak 3 boyutlu hazırladı. Mayıs ayında başlanan filmin 2. etabında, Ataköy'de TOKİ'ye ait tarihi baruthane alanı çekimin merkezi oldu. 25 dönüm arazi üzerindeki tarihi dokular da kullanılarak 14 bin 600 metrekarelik dekor inşa edildi. Top döküm atölyesi, pazar alanları, Cenova Limanı, kiliseler gibi mekânların 7 ayda hazırlandığı filmde, Cenova Limanı'nın canlandırılması için 2 bin 500 metrekare gerçek zeminli havuz inşa edildi. 2. etap çekimleri 6 hafta sürdü.
15 BİN YARDIMCI OYUNCU ROL ALDI

Savaş alanını yansıtan son etap, 10 ayda tamamlandı. Alibeyköy'deki baraj havzasının yanındaki 100 bin metrekare arazi üzerinde kurulan platoda; Fatih Sultan Mehmet'in otağı, savaş meydanı, asker çadırları, hastane çadırları, İstanbul'un surları, toplar, Medine şehir sokakları, Vatikan Sarayı Kütüphanesi inşa edildi. Ayrıca deniz savaşı ve karadan kaydırılacak gemiler için gerçek ölçüsünde 3 adet kadırga yapıldı. Toplam 15 bin yardımcı oyuncunun rol aldığı filmin son etabının çekimleri 11 haftada tamamlandı. Oyuncuların büyük çoğunluğunun at ve kılıç eğitiminden geçirildiği filmde toplam 44 bin metre kumaş kullanılarak kostümler ve aksesuvar malzemeleri hazırlandı.

4+4+4 eğitim sistemi

4+4+4 eğitim sistemi

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer 'yeni eğitim sistemi' çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, "Öğrencileri seçmeye dayalı sınav sistemini kaldırmak istiyoruz. uzun vadede. Öğrencileri seçmeye dayalı sınav sisteminin gözde geçirilmesiyle ilgili bir çalışma yapıyorum. Bunu takvimi şu an belli değil" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Çalıştayı'na katılmak için Antalya'nın Manavgat ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğle namazını ilçedeki Külliye Cami'nde kıldı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Gazetecilerin, "12 yıllık kesintili zorunlu eğitimin ilişkili yasa teklifi görüşülmeye başlandı, alt komisyona sevk edildi. Bazı öneriler sizin öneriniz var mı?" sorusuna Bakan Dinçer, "Zaten alt komisyona alınması konusunda

bizim Milli Eğitim Bakanlığı olarak talebimiz oldu. Hem bazı teknik hatalar var onların düzeltilmesiyle ilgili hem de ortaya çıkan tereddütlerle ilgili hususların yeniden gözden geçirilmesiyle ilgili çaba ortaya koyacağız. Dolayısıyla bakanlık olarak biz Türk eğitim sisteminin daha iyi ve etkin hale gelebilmesi için daha dikkatli bir çaba içinde olacağız. Bu nedenle alt komisyona gitmesini biz talep ettik. Kamuoyundan gelen tereddütler var. Bunların bazıları ideolojik tereddütler. Doğrusu ideolojik

tereddütler tercih meselesi onun dışında teknik olarak veya eğitim sisteminin dünya ile uyum sağlaması konularda tereddütler varsa onu değerlendirmeye alacağız" diye cevapladı.

EVDE EĞİTİM

"Evde eğitime ilişkin eleştiriler var bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise Bakan Dinçer şöyle yanıt verdi:

"Ben özelikle eğitim sisteminin esnekleştirilmesi ile alakalı konularda herkese çok açıklıkla herkese geniş bir çalışma sundum. Hem komisyon hem de medya mensuplarına hangi ülkede bu konuda nasıl bir değerlendirme var onu koydum. Bütün dünya eğitim sistemi artık giderek süreçten çok sonuçlara bilgi ve yeteneklere dayalı bir alana çekiyor. Bunla ilgili eğitim sisteminde bilgi ve yetenek kazandırmayı çeşitlendiriyor. Burada yapılan sadece bundan ibaret. Orada özellikle kız çocuklarımızın okullaşmasıyla ilgili tereddütler ortaya konuluyorsa benim buradan çıkarabildiğim tek değerlendirme Türkiye'nin bu zamana kadar ki tecrübelerinin insanlarımızın üzerindeki bıraktığı izdir. Biz bu zamana kadar aldığımız tedbirlerle kız çocuklarımızın okullaşmasıyla alakalı ciddi tedbirler aldık. Bugünden sonra da başka bu zamana kadar yaptıklarımızı geriye dönüp inkar edip başa bir şey yalpayı asla düşünmeyiz. Bu sebeple bakıldığında geriye dönüp bakılsın orada kız çocukların okullaşmasıyla ilgili yapılan çabaları göz önünde bulundursunlar. Bundan sonra yapacaklarımızı o gözle değerlendirsinler. Normalde kaynaştırmayı tabi olacak insanlarımız ve öğrencilerimiz için düşünülen bir şey değil zatken. Bu çok istisnai kaynaştırma eğitimine tabi tutamayacağımız toplum içerisinde dışarı da kalması konusunda diğer tedbirlerin çare olmadığı uygulamalarda bir fırsat yaratacak. Mesele, okula devam etmeyen özürlüler olabilir mi? Bugün teknoloji öyle gelişti. İnsanların oturdukları yattıkları yerden eğitim almaları mümkün.

Bunların varsa bir bilgi ve kabiliyetlerinin belgelendirmesi de mümkün. Belirli yaşın üstündeki insanların eğitim alması mümkün. Zaten şimdi de mümkündü o. Bütün çabalarımıza rağmen topluma kazandıramadığımız insanlar var. Mahkumlar söz konusu olabilir. Bütün bu onlara bakıldığı zaman toplumun en ücra köşesine bakıldığında bile kalmış insanlar varsa onların eğitim almalarını sağlayacak bir alt yapı kurmak bizim görevimizdir. Burada yapılan şeyde bununla ilgili bir zemin kurmakla alakalıdır. Normal bir öğrenci için düzenlenen bir şey değil. Normal okuma çağında okula devam etmem imkanı olan çocuklarımızın okuldan uzaklaştırılmasıyla ligli bir tedbir değildir bu. Şunun altını çizmek lazım, bu esnekleştirmenin toplum içinde nasıl sonuç doğuracağına dair tedirginleri anlayışla karşılamak ve gidermek bizim görevimiz. Yorumlandığı gibi bunların eğitim sisteminde bu zaman kadar yapılan kazanımları geriye doğru götüreceğine kabullenmek doğrusu çok haklı bir yorum değil."

ÖZÜRLÜ GRUPLARIN OKULA KAZANDIRILMASI

Gazetecilerin "Daha önceden yayınlanan özürlü grupların okula kazandırılması için genelge yayınlanmıştı. Bu yeterli değil midir?" sorusuna ise Bakan Dinçer, "Onunla ilgili hukuki bir zemin yoktu. Şimdi özellikle STÖ'lerden kızların evde eğitim alacağına dair beklide yanlış bir yorumlama var. Şunun altını çizmek istiyorum. 2002 yılında AK Parti iktidara gelmeden önce ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 91 civarındaydı. Okullarda kız çocukların cinsiyet oranı ise yüz erkek öğrenciye karşı 88'di. O zamandan bu kadar alınan idari tedbirlerle, 'Baba beni okula gönder, Haydi kızlar okula, Şartlı nakil transferi,devamsızlıkların takibiyle uyguladığımız çeşitli programlarla kız çocuklarının okullaşmasında ciddi bir mesafe kaydettik. 2011 yılı sonu itibari ile bugün ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 98,5'un üzerine çıktı. Ve kız çocuklarımızın okullaşma oranı cinsiyet oranı 100 erkek öğrenciye karşı 100.4'e geldi. Bütün bunları yapan bir iktidarın yine bu mesele üzerinden doğru sorgulanmasını doğru bulmuyorum" yanıtını verdi.

HEDEF YÜZDE YÜZE ULAŞMAK

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okul öncesini de zorunlu eğitime dahil edilmesi konusunun alt komisyonda gündeme gelebileceğini söyledi. Bakan Ömer Dinçer, okul öncesi eğitimde yüzde yüze ulaşmayı hedeflediklerini ve bunu da 2013 yılı sonuna endekslediklerini belirterek, "Yani hukuken böyle bir zorunluluk olmasa bile bu ülkede buna ulaşmak istiyoruz" dedi. Bakan Dinçer, 2010-2011 yılı eğitim-öğretim yılında okul öncesi okullaşma oranının yüzde 67'lerde olduğunu hatırlatarak, "Rakamlarımız çok kesinleşmedi ama bu yıl ki rakamlarımız yüzde 77 civarlarında. Hızla o konuda bir ilerleme kaydediyoruz. Ve bu sene yatırım kaynaklarımızın önemli bir miktarını okul öncesi programlar için ayırdık. Çok büyük ihtimalle hedefimize ulaşacağız. Ama hakikaten bu bir güven verecekse, okul öncesi eğitimin de zorunlu olması konusunda hiçbir tereddütümüz yok. O konuda gerekirse kanuna da bir madde ilave edilebilir" diye konuştu.

KANUN TEKLİFİNİN İKİ GEREKÇESİ VAR

Meclis'te alt komisyona gönderilen kanun teklifinin iki gerekçesi var olduğunu belirten Bakan Ömer Dinçer, bunlardan bir tanesinin eğitim sistemini esnekleştirmek olduğunu kaydetti. "Çünkü bizim mevcut yapımız oldukça katı" diyen Bakan Dinçer, eğitim sistemini de demokratikleştirdiklerini, bunun için de hukuki bir zemine ihtiyaç olduğunu belirtti. "İkincisi ise, dünyadaki gelişme ve değişmelere uyum sağlama konusunda sıklıkla hukuki düzenleme yapmamak" diyen Bakan Ömer Dinçer, "Dünyada bizim kadar 8 yıl süreyle kesintisiz eğitim yapan kaç tane ülke var? Lütfen dönüp bir bakın" dedi.

ÖĞRENCİLERİ SEÇMEYE DAYALI SINAVLARI KALDIRMAK İSTİYORUZ

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bir soru üzerine Türkiye'de öğrencileri seçmeye dayalı sınavları kaldırmak istediklerini belirtti. Uzun vadede bunun önemli olduğunu ifade eden Bakan Dinçer, "Öğrencilerimizi seçme esaslı sınav sisteminin gözden geçirilmesiyle ilgili çalışma yapıyorum ben" dedi.
TÜSİAD'ın kanun teklifinin reform olmadığı, eğitim sistemini geriye götürecek bir uygulama olduğu şeklindeki iddialarına da cevap veren Bakan Dinçer, şöyle konuştu:

"Ben TÜSİAD'ın dünyadaki bütün kaynaklara ulaşabileceğini biliyorum. Yaptıkları çalışmalarda birçok raporlarda buna benzer değerlendirmeleri yaptıklarını da biliyorum. TÜSİAD az önce sorduğum soruya cevap versin. Dünya'da kesintisiz eğitimi uygulayan kaç tane ülke var? Onunla ilgili bir değerlendirme yapsınlar, ben de göreyim. Çünkü dünyanın pek çok ülkesinde 4+4+4, 5+3+4, 6+3+3 gibi ama birbirinden farklı olmak üzere kesintili eğitim uygulaması varken, Türkiye'de kesintili eğitime geçecek olmanın, bu kadar eğitim sistemini alt-üst edeceğine dair değerlendirmenin ne kadar doğru olacağını siz takdir edin".

bursa kapalı yüzme havuzları

bursa kapalı yüzme havuzları

Çekirge Havuzlu Park=Hiç tavsiye etmem,Havuz derinlikleri çok saçma;70+120CM arası Çoçuk-2m ortadaki havuz-3 veya 4 m atlama havuzu.Kısaca berbat.
Ataevler-Aqua Park=Giriş parası 30 YTL küsür ve bence acayip üstü pahalı.3 Havuzu var 3-4 Kaydırağı var o kadar...(İzmir-Balçova Aqua City 7 Havuz 11 Kaydırak 25 YTL sadece Büyüklere,Öğrencilere 15 YTL

bursa kapalı çarşı döviz fiyatları güncel

bursa kapalı çarşı döviz fiyatları güncel

5 EKİM ALTIN ONS GÜNCEL günlük serbest piyasa altın fiyatları , altın ons fiyatı grafik , altın 2012 düşermi , kktc merkez bankası kurları 2010 , döviz odacilar , 26 eylül 2011cumhuriyet altın fiyatı , yıl sonu altın piyasa yorumları , alt%C4%B1n+fiyatlar%C4%B1+konya , küçük altından bileklik fiyatları , 2 EKİM ALTININ GRAMI , bursa kapalı çarşı altın fiyatları bugün , 22102011 tarihli ehliyet sınav sonuçları , konya odaci dövizde cumhuriyet fiyatlari , 2012 antalya yılbaşı , 22 ayar40 , 100 gram bilezik , 22 ayar bilezik , altın fiyatları bugün kapalı carsı 20,10,2011 canlı , fenerbahçe-mersin idman yurdu 16 ,

bursa kapalı çarşı çeyrek altın fiyatları

bursa kapalı çarşı çeyrek altın fiyatları

Çok YAkında En Güncel Altın Fiyatlarıyla Tekrar Sizlerle Olacağız

bursa kapalı çarşı 22 ayar altın fiyatları

bursa kapalı çarşı 22 ayar altın fiyatları

Çok Yakında Sitemize Yüklenecektir.

aziz yıldırım tahliye olacak mı

aziz yıldırım tahliye olacak mı

aziz yıldırım tahliye olacak mı?
24 Şubat 2012 Cuma, 14:08
Çağlayan'da devam eden şike duruşmasında savunmalar devam ederken sıcak gelişmeler de yaşanıyor.

Savunmaların tamamlanmasının ardından tutuksuz yargılanma taleplerini değerlendirecek olan Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Hayırlı karar alabiliz" dedi...

Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya 22 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanık menajer Bülent İbrahim İşcen ise hastanede tedavi gördüğü için duruşmaya katılamadı.

- Herkesin savunmasının alınması için savunmalar kısa tutuluyor. Uzun savunma yapacak olanlar ise yazılı olarak Mahkeme Başkanı'na sunuyor.

- Duruşmaya ara verildi.

- Mehmet Ekinci, "Bize 4-5 saat zaman verirseniz, hayırlı karar alabiliz" dedi.

- Tamer Yelkovan, Emniyet'te ağır küfür, hakaret ve darpa maruz kaldığını belirtirken, atılı suçu kabul etmediğini söyledi.

- Yelkovan'a yöneltilen "Başkan 'şike yapacağız' derse, sen para vermemezlik yapabilir misin?" sorusu dikkati çekti. Bu soruyu Yelkovan, "Yönetim kurulu kararı olmadan para vermem" şeklinde cevapladı.

- Yelkovan'ın Emniyet'te darp edildiğini söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Üzülüyorum. Avukatınız var. Neden şikeyette bulunmadınız?" diye sordu. Yelkovan, "Bunlar ilk kez başıma gelen olaylar" cevabını verdi.

- Duruşmada ilk olarak Fenerbahçe Muhasebe Müdürü Tamer Yelkovan, savunmasına başladı

DAKİKA DAKİKA DURUŞMADAN NOTLAR:

15:52

HOCAM BENİ GÖRSEYDİ ASARDI HERHALDE

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "İstanbul Büyükşehir Belediyespor - Bursaspor maçı hakkındaki tapeler için ne diyeceksiniz?" diye sordu. Ali Kıratlı da, "Bu konuşmalar bizim işimizle alakalıdır. Türk Dili ve Edebiyatı hocam beni görseydi herhalde asardı. Bazen kendi konuşmamdan ben de bir şey anlamıyorum." şeklinde cevap verdi.

15:48

UMUMA AÇIK YERDE YENEN YEMEKLE ŞİKE GÖRÜNTÜSÜ DİYE SUNULDU

Ali Kıratlı'nın avukatı: Lehe delil toplamakla yükümlü olan savcı nedense bunu yapmamıştır. Ali Kıratlı'nın daha önce Eskişehir'e gittiğini belgeyen tapeler konmamıştır. Umuma açık yerlerde şahitler önünde yenilen yemekler şike görüntüsü gibi basına servis edilmiştir.

15:47

KARAN KIRATLI'NIN ÇOK YAKINIDIR

-Ali Kıratlı'nın avukatı: Müvekkilimin Sezer Öztürk'le ilgili hiçbir bağlantısı yoktur ve Aziz Yıldırım'la birlikte örgütle suç işlediğine dair delil yoktur. Ümit Karan, Ali Kıratlı'nın da çok yakınıdır. Hatta Umit Karan oğluna onun adını vermiştir.Hatta Ümit Karan telefonda Ali Kıratlı'ya "Sizi yeneceğiz" demiştir.

15:46

-Ali Kıratlı'nın avukatı: Dolandırıcılık iddiası ile ilgili de suç oluşumu söz konusu değildir.İBB'li oyuncularla ilgili delil tespit edilemediğinden sevk maddesi kullanılmamıştır.Eskişehir maçı için de Ali Kıratlı'nın eşinin orada satacağı gayrimenkuller vardır, tapuları delilimizdir.

15:41

BİLET SORUYORUM

Ali Kıratlı: "Sercan'ın Rusya'ya transferi konu olunca aramıştım. Benim Sercan'la yan yana gelmişliğim yoktur. Sivasspor - Fenerbahçe maçında geçen tapem 30'dur. Bu konuşmalarda bilet soruyorum, hava durumunu soruyorum. Mecnun başkanla bunu konuşuyorum."

15:40

Ali Kıratlı: "Trabzon maçıyla suçlanıyorum. Burada 5 tane tape var. Hiçbiri şike ve teşvikle ilgili değildir. Sercan'la konuşuyorum. Transfer etmek istiyorum. Benim hastalığımdır haftada en az 10 maçı canlı izlerim. Başka ligleri izlerim. Bana 18 takımın ilk 11ini sorun, birkaç tane hariç hepsini sayarım size."

15:40

Ali Kıratlı: "...Ben kendimi sabıkasız olarak bilirken medya beni sabıkalı gösterdi. Fezlekede ve iddianamede farklı gösterilen olaylar var. Emniyette ve savcılıkta 600 tane tapeye ve her soruya tek tek cevap veren tek kişi neredeyse benim. İddianameye göre başarılı olduğum için ben Kıbrıs'a gönderilmişim. Kıbrıs giriş çıkış kayıtlarım ortadadır. Çok çalışmışım ki birçok defa gidip gelmişim."

15:39

Ali Kıratlı: "Olgun Peker ile toplam 3 görüşmem var. Biri Sercan'ın transferi. Diğeri de benden İlhan Ekşioglu'nun telefonunu soruyor. Ben de 1 kere aradım, Fatih Tekke'nin transferini sordum."

15:38

Ali Kıratlı: "Ben paraları alıp bankaya yatırıyorum, gidiyorum Kıbrıs'a. Kime vereceğim diye polis beni takip ediyor. Bu menejerlikle alakalı bir olaydır. Transfer olayına girmiştik. Bu olaylar patlayınca olmadı. Transfer olmayınca da verilen paraları geri aldık.

15:38

Ali Kıratlı: "Ben popüler bir insan değilim. Benim Fenerbahçe ile olan tanışmam babamdan bana miras kalmıştır. İddianamede para taşıyıcı oldum, koli taşıyıcı oldum. İddianamede ben ve İlhan Eksioglu ile aramızda geçen tapeler çoğunluktadır. Aramızda gecen para konuları var. Benim bütün tapelerimde para konusu var, bunu inkar etmiyorum. Ben paraları aldım.

15:37

BÜLENT İLE 5 AY YAN YANA YATTIM

Ali Kıratlı: Ben Eskişehir'e her gittiğimde yanımda gazeteciler var. Ben oraya bir ceket, bir gömlek gidiyorum. Ümit Karan da görüştüğüm bir kardeşimdir. Ümit ile de Bülent ile de 5 ay yan yana yattım. Bundan da onur ve gurur duydum. bu görüşmelerim şike ve teşvik üzerine kurulmaya çalışıldı. Feryadım bunadır."

15:36

Ali Kıratlı: "Bülent Uygun ile tepelerim var. 15 senedir yakınlığım var. Aynı yazlık evi kullanırız. Benim ona karşı sempatim var. Sivasspor'da hocalık yaptığında da gider maçlarını izlerdim. Ben Bülent'in pesinden her yere girmişim. Ben Eskişehir'e maç ya da şike ve teşvik anlaşması için gitmedim."

15:13

Ali Kıratlı: Öyle bir anlattılarki bizi, sanki elimizde çantalarla balya balya millete para dağıtıyoruz.

14:27

- Ali Kıratlı: "Sizin istediğiniz ifade şeklini anladım, o şekilde ifade vericem. Ümit Karan'la barda buluşuyoruz. İki polis bizi izlemiş, biz de meyve göndermişiz. Basın böyle yazdı. Allah her şeyi görüyor. Hayatımda ilk kez Emniyet'e girmeme rağmen 150 soruya tek tek cevap verdim. Ama fezleke ve iddianamede farklı. 4 gun ifade verdim, saati almadığımı söyledim. Ama bakın iddianamede adı yazıyor."
- Çelebi'nin ardından Ali Kıratlı savunmasına başladı.

14:24

Ahmet Çelebi'nin avukatı: Çanta olayı da kendi elbise çantası. Odaya çıkarken unutuyor, şoförü getiriyor. Bir örgüt verdiği parayı geri alır mı? İstanbul belediye maçında İbrahim Akın'ın çelişkili ifadeleri var. Burada da güya Ahmet Çelebi para verecek. Ama Çelebi'nin kulübe girip çıkmışlığı ya da görüşmüşlüğü yok. Polisin operasyon hatası bizim üstümüze atılıyor."
- Ahmet Çelebi'nin avukatı: Müvekkilimin Mehmet Yıldız ile şike görüşmesi yoktur."

14:24

- Ahmet Çelebi'nin avukatı: "Poliste kendisine 'Trabzonspor teşviğini araştırmanız için Sivas'a yollandınız mı?' sorusu yöneltiliyor. Çelebi de 'Ne münasebet, kimse bana emir veremez' diyor. Onu 'Örgüt var, emir almadım' anlamında demiyor. 'Kişisel olarak kimseden emir alacak biri değilim' anlamında söylüyor."

12:46

- Mahkemeye 13:30'a akadar ara verildi.

12:45

Hakim: "Abdullah Başak sizi arıyor, kadro veriyorsunuz. O da 'Mehmet Yıldız yok, ne güzel işte' diyor. Siz ne düşünüyorsunuz?"

12:45

"Fenerbahçe kongre üyesi ve Sivasspor yöneticisisiniz. Bu son maçta kimin kazanmasını istediniz?" sorusuna Çelebi "Ne yapacağımı şaşırdım maçta. Fenerbahçe gol atıyor, sevinemiyorum. Sivasspor gol atıyor, sevinemiyorum. En sonunda eve gittim" dedi.

12:45

Çelebi: "Kadroları verdiğim telefon konuşmasını dinleyin, o zaman başka anlam, yazıya dökünce başka anlam çıkar."

12:44

- Ahmet Çelebi: "Menfaat temin etmedim, basında takımını satan yönetici gibi lanse edildim. Emir almayacak yaşta ve konumdayım, ama iddianamede 'Aziz Yıldırım'dan emir alıyor muşum' gibi göstermişler. Aziz Yıldırım'a saygı duyarım, ama bana emir vermesini gerektirecek bir konumda değiliz ki."

12:44

HAKİM'DEN SORU

- Hakim: "Mehmet Yıldız, senin oğlun degil, kardeşin degil, seni niye ilgilendiriyor?" elebi: "Ben sivasspor yoneticisiyim sayın hakim."

12:43

- Ahmet Çelebi: "Sivasspor'un yöneticisiyim. Zaten Sivas'a gideceğim. Gitmişken Trabzonspor'un teşvik girişimi var mı, bakmak için 2 gün öncesi gittim. Mecnun Başkan'la da Sivas'ta 'Bu teşvik girişimleri Trabzon tarafından var mı?' diye konuştum. Bana söylendiği saniyede Mecnun Başkan'a bu teşvik girişiminden bahsettim.

12:43

Ahmet Çelebi: Çünkü böyle şeylere karşıdır. Sivas'a gittiğimde bu konuda sohbet ettim. Mehmet Yıldız'a birşey teklif etsem, yarın öbür gün bunu yapmasını nasıl engellerim?"

12:42

Ahmet Çelebi: "Bülent İşcan'la konuşmalarımız var arada, Trabzonspor-Sivasspor maçıyla ilgili. Trabzon'un teşvik verebileceğini duydum. 'Önceden git konuya hakim ol. Buna izin verirsek, Aziz Başkan bizi affetmez' dedi."

12:41

ŞİKE ANLAŞMASI DEĞİL

- Ahmet Çelebi: "Bülent İşcan, 20 yıllık arkadaşım. İş de yaparız. Ben denizcilik işine girecektim, gemi işinde ortaklık yapmak için anlaşma yaptık. 'Mutabık mıyız, para da anlaştık mı?' diyorum. Bankaya gidiyorum, konu ortaklığımız. İddianamede 'şike anlaşması' deniyor."
- Ahmet Çelebi: "Başkasına söylediğim '200 bin TL'yi Mehmet Yıldız'a yoruyorlar. Neye dayanarak, ne tape var, ne birşey? Nasıl olmuş, bu nasıl?

12:40

- Ahmet Çelebi: "Abdullah Başak akrabam, ararım, kadroyu da sorarım. Ben fanatik Fenerbahçeliyim. Verdiği kadro da yanlışmış zaten."
- Ahmet Çelebi: "Görüşmediğim, randevulaşmadığım Mehmet Yıldız ile '20:15'te görüşecekleri tespit edilmiştir' diyor. Bu nasıl olur?"

12:40

DÜĞÜNE GİTTİM

- Ahmet Çelebi: "Sivas'a düğüne gittim. İşte davetiye. Mehmet Yıldız telefonla aradı. Ayaküstü 2-3 dk. görüştük. Diğer futbolcular da oradaydı. 'Maçta oynamayacağım, hoca ile anlaşamıyorum' dedi. Oteldeki kameralar incelensin, 3 dakika olduğu görülürdü. Neden kamera kayıtları alınmadı?"

12:39

- Ahmet Çelebi: "Somut delil yok, İlhan Bey'in '3 koldan çalışıyorum' lafı şikeye yorulmuş. Başka birşey yok."
- Ahmet Çelebi: "Fenerbahçe, İstanbul Belediye'yi yenemiyorsa zaten şampiyon olmasın. Böyle saçma şey olur mu? Takip edenler sürekli kurgulamış. Elimde poşet bile yok, nasıl para vermişim?"

12:39

- Ahmet Çelebi: "Kombine kart ödemelerimi sunmuştum, bir daha sunuyorum. Bakın 42 bin liraydı, 3-5 değil. Başkandan yardım istedim."
- Ahmet Çelebi: "Abdullah Başak akrabamdır. İlhan Ekşioğlu ile samimiyetim yok."
- Ahmet Çelebi: "Petrol ofisi bayisiyim, tekstil işim var. 8 ayda ise işim ne halde bilmiyorum."

12:38

- Sivasspor eski yöneticisi Ahmet Çelebi savunmasına başladı.

12:38

- Mahkeme Başkanı Ekinci'nin 'Hayırlı karar veririz' sözü duruşmada tartışma konusu oldu.
Mahkeme Başkanı Ekinci: "Hayırlı karar demedik, sağlıklı dedik. Medya yanlış yazmış" dedi. Bunun üzerine avukatlar itiraz etti: "Öyle dediniz."

12:22

Yusuf Turanlı'nın avukatı, "Müvekkilimle ilgili Korcan, İbrahim Akın tahliye edildi. Tape dışında maddi delil yok. "Maçlar izlense, bahsi geçen futbolcuların yüksek performans gösterdiği görülür. Transfer görüşmeleri her zaman yapılır." dedi

Yusuf Turanlı'nın savunmasının ardından avukatı söz aldı.

12:21

Yusuf Turanlı, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'nin 'Hangi takımı tutuyorsunuz ve hangi kulübün kongre üyesisiniz?' sorularına cevap vermedi.

Yusuf Turanlı: Tapelerde yer alan 'Kaleye gitmiyor Fener' lafım bir futbol terimidir. Böyle konuşuruz. Biz metrelerle konuşmayız ki.

11:40

Yusuf Turanlı: İki Beşiktas-İstanbul Belediye maçında da İskender gol attı. Birinde İbrahim Akın attı. Sağolsunlar lehime tapede koymuşlar. İlk devre maçını konuşmamıza 'şike' denmiş.

Yusuf Turanlı: Korcan ile 17.05 tarihli görüşmemden önce Tayfur Havutçu beni arıyor; 'Yedek kaleci Hakan gönderilecek, Korcan'ı istiyorum' diyor. Besiktaş'a da gitse, Sivas'ta da kalsa ücreti artacaktı. Görüşmeler bunlarla ilgili.

11:40

Yusuf Turanlı: Futbolcular araba arıyor, birçok galeriyle görüşüyor. Ben de banka kredilerine kadar yardımcı olurum. Ayrıca Maç kadroları TV'de dahi veriliyor, benim söylemem garip değil ki.

Yusuf Turanlı: Ümit Aydın'la görüştüm. Abdullah Başak istedi. Melih Gökçek'in çok prim ödeyeceğini araştırmamı istedi. Görüşmelerde yanımızda insanlar da vardı. Bunların hepsini tanık olarak istiyorum.

11:23

- "Hoca işi nedir? sorusuna Yusuf Turanlı: "Benim bilgim yok, benimle konuştuğu sattığı evle ilgili. Sattığım evi tekrar satmamı istiyor. Ben evi 110 bin euroya sattım."

11:23

- "İstanbul Belediye maçında Ahmet Çelebi ile görüşüyorsun hem de futbolcularla sorusuna Turanlı: "Hergün 6-7 futbolcuyla görüşürüm, masadaki 2 futbolcu kalkıyor, İbrahim Akın geliyor. O kalkıyor, diğeri."

11:23

ELİMDEKİ HER TORBAYA ŞİKE TORBASI DENMİŞ

- Yusuf Turanlı: "İbrahim Akın'a daire sattım, annesi ile yaptığım sözleşme. Annesi tanık olarak dinlenebilir. İbrahim Akın'a verilen torbada İbrahim Toraman'ın forması vardı, para yoktu. Tanık olarak dinlensin. Elimdeki her torbaya 'şike parası' denmiş."

11:21

- Yusuf Turanlı: "Sık Kıbrıs'a giderim, maçtan iki gün önce de gitmiştim. Casino'da para kazanıldı, kaybebildi. bunlar belgeleridir."
- Yusun Turanlı: "Şike aracısı olmadım. İstanbul Belediye-Beşiktaş maçı önemliydi, Fenerbahçe değil."

11:20

- Bursaspor-İstanbul Belediye maçında baklava olayıyla ilgili Turanlı, "Bir değil iki tepsi zorlukla Antep'ten getirttim. Bunları tesise bıraktım, o gün Gaziantep'teydim. İşte belgeler." diye konuştu.
- Yusuf Turanlı, "Rizespor'un futbol şube sorumlusuydum. Futbolcularla gayrimenkul işi yapıyorum, bulunan tapular da bunu gosteriyor. Menajerlik sınavını kazanamadım" sözleriyle savunmasına başladı.

10:46

- Herkesin savunmasının alınması için savunmalar kısa tutuluyor. Uzun savunma yapacak olanlar ise yazılı olarak Mahkeme Başkanı'na sunuyor.

10:46

- Duruşmaya ara verildi.

10:25

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMİ

Duruşma nedeniyle İstanbul Adalet Sarayı'nın içi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Salona, önceki günlerde olduğu gibi sadece ana bloktan giriş sağlandı. Salona geçiş yapılan diğer koridor ve geçişler güvenlik gerekçesiyle kapatılırken, asansörlerin de bu katta durması engellendi.

10:10

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci: Başkan 'şike yapacağız, 200 bin TL ver' dese verir misin?

Tamer Yelkovan: Yönetim kurulu kararı olmayan hiçbir parayı vermem.

- Tutuksuz yargılanma kararlarını değerlendirecek olan mahkeme başkanı Mehmet Ekinci, "Bize 4-5 saat zaman verirseniz, hayırlı karar alabiliz" dedi.
10:10

- Yelkovan'ın Emniyet'te darp edildiğini söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Üzülüyorum. Avukatınız var. Neden şikeyette bulunmadınız?" diye sordu. Yelkovan, "Bunlar ilk kez başıma gelen olaylar" yanıtını verdi.
10:09

- Tamer Yelkovan savunmasını tamamladı, atılı suçu kabul etmediğini söyledi.

10:00

- Duruşmada ilk olarak Fenerbahçe Muhasebe Müdürdü Tamer Yelkovan, savunmasına başladı.

09:45
09:41

Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya 22 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanık menajer Bülent İbrahim İşcen ise hastanede tedavi gördüğü için duruşmaya katılamadı.

09:41

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, bugün savunmaların tamamlanmasının ardından tutuksuz yargılanma taleplerini değerlendirecek.

09:40

"Futbolda şike" iddiaları üzerine aralarında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 23'ü tutuklu 93 sanık için açılan davanın 8. duruşması yapılıyor.

"Futbolda şike" iddiaları üzerine aralarında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 23'ü tutuklu 93 sanık için açılan davanın 8. duruşması yapılıyor. Savunmaların tamamlanmasının ardından tutuksuz yargılanma taleplerini değerlendirecek olan Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Bize 4-5 saat zaman verirseniz, hayırlı karar alabiliz" dedi.

"Futbolda şike" iddiaları üzerine aralarında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 23'ü tutuklu 93 sanık açılan davanın 8. duruşması görülmeye başlandı. Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya aralarında Aziz Ylıdırım, Şekip Mosturoğlu, Bülent Uygun ve Olgun Peker'in bulunduğu 23 tutuklu sanığın tamamı katıldı.

Bir süredir hastanede tedavi olduğu için duruşmalara katılmayan tutuklu sanık menajer Bülent İbrahim İşcen'in de ilk kez salonda yer aldı. Duruşmayı aralarında Murat Özaydınlı ve Ali Yıldırım'ın da bulunduğu Fenerbahçeli yöneticiler de izliyor.

- Herkesin savunmasının alınması için savunmalar kısa tutuluyor. Uzun savunma yapacak olanlar ise yazılı olarak Mahkeme Başkanı'na sunuyor.
- Duruşmaya ara verildi.
- Mehmet Ekinci, "Bize 4-5 saat zaman verirseniz, hayırlı karar alabiliz" dedi.
- Tamer Yelkovan, Emniyet'te ağır küfür, hakaret ve darpa maruz kaldığını belirtirken, atılı suçu kabul etmediğini söyledi.
- Yelkovan'a yöneltilen "Başkan 'şike yapacağız' derse, sen para vermemezlik yapabilir misin?" sorusu dikkati çekti. Bu soruyu Yelkovan, "Yönetim kurulu kararı olmadan para vermem" şeklinde cevapladı.
- Yelkovan'ın Emniyet'te darp edildiğini söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Üzülüyorum. Avukatınız var. Neden şikeyette bulunmadınız?" diye sordu. Yelkovan, "Bunlar ilk kez başıma gelen olaylar" cevabını verdi.
- Duruşmada ilk olarak Fenerbahçe Muhasebe Müdürü Tamer Yelkovan, savunmasına başladı.

"SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM"

Duruşmada ilk olarak Fenerbahçe Spor Kulübü Mali İşler Sorumlusu Tamer Yelkovan savunmasını yaptı.

Suçlamaları kabul etmediğini ifade eden Yelkovan "Fenerbahçe yönetimi adına işçi statüsünde çalışan birisiyim. Kulüp adına karar alma yetkim yoktur" dedi.

Büyük kulüplede paranın çok önemli olduğunu ifade eden Yelkovan, "3 ayda bir denetleme yapılır. Günlük 1.5 milyon TL paranın çeşitli şekilde akışı vardır. Günde en az 45 görüşme yaparım bunların yüzde 90'ı işlerle ilgilidir. Dinlenmeye başladığımda itibaren en az 4 bin görüşme yapar. Ben başkan ve yöneticiler dışında kimseyle görüşmedim" diye konuştu.

"EMNİYETTE İFADE VERİRKEN DARP EDİLDİM"

Emniyette ifade sırasında darp edildiğini iddia eden Yelkovan'a Başkan Ekinci "Avukatın var, neden şikayetçi olmadın?" diye sordu. Yelkovan ise bu soruya bir cevap veremedi. Yelkovan, İlhan Ekşioğlu'na "Ayşe tatile çıksın" sözleriyle neyi kastettiğini sordu. Yelkovan ise bunu emniyette sorduklarında darp edildiğini böyle birşey söyleyip söylemediğini hatırlamadığını söyledi. Yelkovan, "Emniyette rahat ifade veremedim darp edildim. Emniyet ve savcılık ifadelerim mahkemenizde verdiğim ifadeler doğrultusunda doğrudur" dedi. "Hukuka aykırı hiçbir iş yapmadım, talimatta almadım" diyen Yelkovan, "Örgüt üyesi değilim, ne şike yaptım ne de dolandırıcılık. suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu

"ŞİKENİN KARARI MI OLUR"

Bu arada Mahkeme Başkanı Ekinci ile Yelkovan arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Mahkeme Başkanı, "Başkan şike yapacağız, para verir misin derse naparsın?" diye sordu. Yelkovan ise "Yönetim kurulundan karar çıkarsa veririm. Kararı çıkmayan parayı veremem" cevabını verdi. Bunun üzerine Başkan Ekinci gülerek "Şike'nin kararı mı olur" dedi. Yelkovan da kulüpten bir para çıkışı için yönetim kurulu kararının gerektiğini söyledi. Duruşmaya Yelkovan'ın avukatlarının savunmasıyla devam ediyor .

Yoğun önlem alındı

Bu arada, duruşma nedeniyle İstanbul Adalet Sarayı'nın içi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Salona, önceki günlerde olduğu gibi sadece ana bloktan giriş sağlandı. Salona geçiş yapılan diğer koridor ve geçişler güvenlik gerekçesiyle kapatılırken, asansörlerin de bu katta durması engellendi

Ulubatlı Hasan Kimdir Ulubatlı Hasan Kim Ulubatlı Hasan Hakkında Bilgi Ulubatlı Hasan Özgeçmişi Ulubatlı Hasan Biyografisi

Ulubatlı Hasan Kimdir Ulubatlı Hasan Kim Ulubatlı Hasan Hakkında Bilgi Ulubatlı Hasan Özgeçmişi Ulubatlı Hasan Biyografisi

Ulubatlı Hasan Kimdir Ulubatlı Hasan Kim Ulubatlı Hasan Hakkında Bilgi, Ulubatlı Hasan Özgeçmişi, Ulubatlı Hasan Biyografisi, Ulubatlı Hasan İstanbul'un Fethi, Ulubatlı Hasan Gerçekten Var Mıdır, Ulubatlı Hasan Ne Zaman Yaşadı, Ulubatlı Hasan Fatih Sultan Mehmet.

Ulubatlı Hasan Kidir
Ulubatlı Hasan (Ulubat, Karacabey, Bursa; d. 1428 - ö. 29 Mayıs 1453; İstanbul), İstanbul'un fethi sırasında Doğu Roma (Bizans) surlarına ilk sancağı diken efsanevi Osmanlı askeri. Bugüne kadar Sipahi veya Yeniçeri şeklinde kurgulanmıştır.

Ulubatlı Hasan o dönemin kaynaklarında yer almamaktadır. İstanbul'un fethi sırasında bizzat bulunan Bizanslı tarihçi Francis'in orijinal eserinde Ulubatlı Hasan'ın ismi geçmiyorken, daha sonraki tarihlerde Francis'in eserine geniş ilaveler yapan Melissinos'un yazdığı kitapta yer almaktadır. Melissinos, Francis'in eserine yaklaşık dört misli daha ilave yapmıştır. Bunlardan biride İstanbul surlarına ilk Türk bayrağını diken Ulubatlı (Lupadionlu) Hasan'dır. Birçok tarihçi ve araştırmacı, Melissinos'un eseri renklendirmek için bu tür hikayeler uydurduğu ve Ulubatlı Hasan'ın aslında hayali olduğu kanaatindedir. Bir diğer dayanak ise şehrin fethedilişi sırasında o kargaşada surlara bayrağı ilk diken kişinin isminin sağlıklı bir şekilde zikredilmesinin mümkün olmayacağıdır.

Gerek Osmanlı kaynaklarında, gerekse İstanbul'un fethi sırasında bulunmuş yabancı tarihçilerin eserlerinde Ulubatlı Hasan'dan bahsedilmemektedir. Melissinos'un ilaveli eserinde hangi kaynaklardan yararlandığı bilinmemektedir.

Gerçekliği tartışmalı olsada Ulubatlı Hasan, İstanbul'un Türkler tarafından fethedilişinin simgesi olmuş ve Türk mitolojisinin bir parçası haline gelmiştir.tr.wikipedia.org

Malkoçoğlu Kimdir Malkoçoğlu Kim Malkoçoğlu Ne Zaman Yaşadı Malkoçoğlu Ailesi

Malkoçoğlu Kimdir Malkoçoğlu Kim Malkoçoğlu Ne Zaman Yaşadı Malkoçoğlu Ailesi

Malkoçoğlu Kimdir Malkoçoğlu Kim Malkoçoğlu Ne Zaman Yaşadı Malkoçoğlu Ailesi, Malkoçoğlu Kanuni Sultan Süleyman İlişkisi, Malkoçoğlu Neler Yaptı, Malkoçoğlu Tarihteki Yeri Malkoçoğlu tarihi Başarısı, Malkoçoğlu Tarihi Kişilik, Malkoçoğlu Ailesinin Soyu Nereden Geliyor


Malkoçoğlu Kimdir
Malkoçoğulları ailesi bir kaç yüzyıl boyunca Osmanlı devletine bir çok akıncı komutanı kazandırmış soylu bir Türk ailesidir. Bu yüzden Osmanlı tarihinde adı geçen bir çok Malkoçoğlu var.


Malkoçoğulları adı Malkoç Bey olan ve 1. Murat ve Yıldırım Bayezıt zamanında Balkan ülkelerine yapılan akınlarda görev yapmış, Amasya kökenli bir akıncı beyinin soyundan gelen aile mensuplarına verilen addır. Malkoçoğulları 14. - 15. ve 16. yüzyıllarda Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid devirlerinde yaşamış ve özellikle Rumeli’de yaptıkları başarılı akınlarla tanınmışlardır.


Malkoçoğlu Bali Paşa 16. Yüzyıl başlarında yaşamış Kanuni Sultan Süleyman'la Macaristan'daki savaşlara katılmıştır.


Malkoçoğlu Bali Bey
Peki en tanınmış olanı resimli romanlara çıkanı- Cüneyt Arkın' ın filimlerde canlandırdığı Malkoçoğlu kimdir derseniz o da gerçek biri ve tek bir kişi. Böyle karakterler genellikle bir kaç kişiden alıntı yapılarak oluşturulur malum. Hele bir çok akıncı komutanı çıkarmış Malkoçoğlu ailesinde bu kişilerin birbiri ile karıştırılması çok normal.

Ama bizim bildiğimiz adı efsaneye çıkmış olan Malkoçoğlu gerçekte Malkoçoğlu Bali bey dir.


Fatih döneminin son yılları ile 2. Beyazıt döneminde adı geçer. Bir çok başarı kazanmıştı. İşkodra seferine katılmış- Venedik üzerine yapılan büyük akını yönetmiş- Boğdan' a akın yapmış- ayaklanan Eflak voyvodası üzerine gönderilen kuvvetlere komuta etmiş- Akkerman kalesine saldıran Boğdan hükümdarını püskürtmüş-Polonya üzerine büyük akınlar gerçekleştirmiştir.

Malkoçoğlu Bali Paşa (Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Yaşayan)
Malkoçoğlu Bali Bey'i yine aynı aileden olup Kanuni Süleyman zamanında yaşamış olan Malkoçoğlu Bali paşa ile karıştırmayın. Adları aynı ama biri bey diğeri paşa yaşadıkları dönemlerde farklı. Buna dikkat edin.

Malkoçoğlu Bali Paşa 16. Yüzyıl başlarında yaşamış Kanuni Sultan Süleyman'la Macaristan'daki savaşlara katılmış bir kahramandır. Belgrad'ın fethinden sonra oraya muhafız olmuştur. Daha sonra Budin valisi olan Balı Paşa, 1543 yılında Budin'de ölmüştür.

Bilinen Malkoçoğlu Beyleri akrabalık bağına göre şu şekildedir.
Konu başlıkları
1 Malkoç Bey
2 Malkoçoğlu Mustafa Bey
3 Malkoçoğlu Mehmet Bey
4 Malkoçoğlu Bali Bey
5 Malkoçoğlu Ali Bey
6 Malkoçoğlu Turali Bey
7 Malkoçoğlu Damat Yahya Paşa
8 Yahyapaşazade Malkoçoğlu Bali Bey
9 Yahyapaşazade Malkoçoğlu Mehmet Bey
10 Gazi Kızan Mehmet Paşa
11 Yahyapaşazade Malkoçoğlu Ahmet Bey
12 Şifalı Arslan Paşa
13 Derviş Bey
14 Yavuz Ali Paşa

Sultan I. Murat ve Yıldırım Beyazid zamanının komutanlarındandır. 1389 yılında 1.Kosova savaşında sağ cenah okçu kumandanı olarak savaşmış bu savaşta oğlu Mustafa bey de sol cenah okçu kumandanı olarak görev yapmıştır. Tarih sayfalarında bu savaşta adı Hamidoğlu Malkoç olarak geçmiş olan Malkoç beyin Hamidoğulları Beyliğinin komutanlarından olduğu Hamidoğullarının Osmanlı devletine ilhakıyla Osmanlı devletine hizmete devam eden beylerden olduğu düşünülmektedir.1396 yılında Niğbolu savaşında Osmanlı ordusunun sol kanadında komutan olarak görev yapmıştır. Malkoç Beyin türbesi şu an Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Burya' dadır (eski adıyla Malkoçova). Malkoç Bey'in Malkoçoğlu Mustafa Bey ve Malkoçoğlu Mehmet Bey adlarında bilinen iki oğlu vardır.

Malkoçoğlu Mustafa Bey
Malkoç Bey'in oğludur. İlk olarak 1389 yılında 1.Kosova savaşında babası Malkoç beyin sağ cenahta savaştığı orduda, sol cenah okçu komutanı olarak görev yaparak adını duyurmuştur.Timur'un Anadolu'yu işgali sırasında Sivas kalesi komutanıdır. 1400 yılında Timur'un Sivası kuşatmasında 3.000 kişiyle 200.000 kişilik Timur ordusuna karşı kaleyi 18 gün yiğitçe savunan Mustafa Bey açlık ve susuzluğa dayanamayıp Timur'un canlarının bağışlanacağı vaadi üzerine kaleyi teslim etmiştir. Fakat Timur sözünde durmayıp kale teslim edildikten sonra bütün askerlerle beraber Malkoçoğlu Mustafa Bey'i de şehit etmiştir.

Malkoçoğlu Mehmet Bey
Malkoç Bey'in oğludur. Rumeli'nin fethinde babası Malkoç Bey ile beraber görev yaptığı düşünülmektedir. Türbesi Gebze’de olup 1385 yılında vefat ettiği bilinmektedir. Türbesi babası Malkoç Bey tarafından yapılmıştır. Genç yaşta babasından önce vefat etmiştir.

Malkoçoğlu Bali Bey
Fatih Sultan Mehmet Han'ın kurdurmuş olduğu, Enderun-ı Hümayün adlı Saray Üniversitesinde yetişen meşhur akıncı beyi. Sultan İkinci Bayezid Han devrinde Silistre Beylerbeyliği yaptı. Fevkalade cesur, sadık ve kabiliyetli bir kumandandı. Pek çok ve büyük hizmetlerde bulundu.Kendisi Silistre Beylerbeyi bulunduğu sıralarda isyan eden Eflak Voyvodasına karşı gönderilen Osmanlı ordusunda yararlıklar gösterdi. Yine aynı beylerbeyliği sırasında Macaristanda ordu sevkederek Varadin Kalesi ile diğer pek çok yeri zaptetti. Daha sonra Prut Nehrini geçerek Akkerman Kalesini ele geçirmek isteyen Buğdan Voyvodasını ordusu ile hezimete uğrattı. 1498 yılında 40.000 kişilik ordusu ile Lehistan üzerine akınlar yaparak Varşova şehrine kadar uzanmış ve büyük bir zafer kazanmıştı. Bu akınları sırasında tam 10.000 esir ve pek çok harb ganimeti ile dönmüştü. Bu ganimet ve esirlerden bir kısmını seçerek, Kethüdası Mustafa Bey ile Sultan İkinci Bayezid Hana gönderdi. Oğulları Ali ve Tur Ali Beyler de kendisi gibi cesur, silahşör ve kahraman idiler. Büyük oğlu Ali Bey, Sofya Sancakbeyliği yaptı. Küçük oğlu Tur Ali Bey ise, babasından sonra Silistre Sancakbeyliği hizmetinde bulundu. Sinan bey adında bir oğlu da Aydın sancakbeyliği yapmıştır. Hamza bey adındaki küçük oğlu da alaybeyi iken 1501 yılında genç yaşta şehit düşmüştür. Bali Bey 1514 yılında vefat etti.

Malkoçoğlu Ali Bey
Malkoçoğlu Bali Bey'in oğludur. Sofya sancak beyi olan Ali Bey de kardesi Tur Ali Bey gibi bu muharebede şehît düşmüştür.

Malkoçoğlu Turali Bey
Malkoçoğlu Bali Bey'in oğludur. Silistre sancakbeyi olarak görev yapmış, 1514 yılında Çaldıran Savaşı'nda bizzat Şah İsmail tarafından şehit edilmiştir.

Malkoçoğlu Damat Yahya Paşa
1501 yılında II. Beyazıt'ın kızı Hüma Hatunla evlendiğinde Bali Bey adında bir oğlu vardı. II. Beyazıt'ın kızı Hüma Hatun'dan da Malkoçoğlu Ahmet Bey ile Malkoçoğlu Mehmet Bey olmuştur. 1480'de Bosna Beyi, 1481'de Rumeli Beylerbeyi, 1504 yılında Kubbe Veziri oldu ve 1506 yılında vefat etti. Bilinen 3 oğlu [[Malkoçoğlu Bali Bey]] (Silistre beylerbeyi olan Bali Bey en büyükleridir), Malkoçoğlu Mehmet Bey, Malkoçoğlu Ahmet Bey'dir. Bu komutanlardan aynı zamanda Yahyapaşazadeler diye bahsedilir.

Yahyapaşazade Malkoçoğlu Bali Bey
Malkoçoğlu Yahya Paşa'nın oğludur. Koca Bali Paşa şeklinde de anılır. 1495'de doğmuş olup, Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşıtıdır. 2.nci Bayezit'in kızı Aynişah sultanın kızıyla evlidir . Semendire sancakbeyi olmuş, 1521 yılında Belgrad'ın fethinde görev yapmıştır. Daha sonra Belgrad sancakbeyi ve Bosna Beylerbeyi oldu. 1526 yılında Mohaç Savaşı'nda çok üstün başarılar gösterdi. Budin'in (Budapeşte) ikinci beylerbeyi ve Vezir oldu. 1548 yılında vefat etti. Budapeşte'nin en büyük meydanının adı Osmanlıların Budapeşteyi kaybettiği zamana kadar Gazi Bali Paşa Meydanıdır. Mehmet Bey adında bir oğlu vardır.

Yahyapaşazade Malkoçoğlu Mehmet Bey
Malkoçoğlu Damat Yahya Paşa’nın torunu, Bali Beyin oğludur. Enderunda yetişti. Varat sancakbeyi oldu. 1563 yılında Kanuni'nin Zigetvar seferinde Gyula kalesini fethetmekle görevli Pertev Paşa ile beraber 59 günde kaleyi teslim aldı. Aynı yıl Babofça kalesini fethetti. 1567 yılında Lala Mustafa Paşa ile beraber Yemen'de savaştı. 1570 yılında Kıbrıs'ın fethinde Magosa kuşatmasında vurularak şehit oldu.

Gazi Kızan Mehmet Paşa
Malkoçoğlu Damat Yahya Paşa’nın oğludur. Gazi Sultanzade Mehmet Paşa şeklinde de geçer. Kanuni Sultan Süleyman'ın halasının oğludur. 1526'da Mohaç alaybeyi, 1527'de Semendire sancakbeyi, ve aynı yıl Belgrad sancakbeyi oldu. 1529'da 1. Viyana Kuşatmasında Bavyera'nın merkezi Regensburg ve Morova'nın başkenti Brünn'ü fiilen zaptetti. Çekoslavakya bölgesini işgal etti. 1530'da Andrea Doria'nın işgal ettiği Mora'daki Koron kalesini geri aldı. Aynı yıl Budin'i kuşatan Alman mareşalini yendi. 1531 yılında Avusturya akınında 15.000 esirle geri geldi. Peç'i Almanlardan geri aldı. 1535'de tekrar Semendire sancakbeyi oldu ve 8 yıl görev yaptı. 1537 yılında Vertizo Savaşı'nda 45.000 kişilik Alman ordusunu imha etti. Bu zaferde kardeşi Yahyapaşazade Malkoçoğlu Ahmet Bey ile oğlu Şifalı Arslan Paşa da vardı. 1538'de Boğdan seferine katıldı. 1541'de Budin seferine katıldı. 1543'de ölen abisi Koca Bali Paşa'nın yerine üçüncü Budin Beylerbeyi oldu. 4.5 yıl görevde kaldı. 1566 yılında Budin'de vefat etti.

Yahyapaşazade Malkoçoğlu Ahmet Bey
Malkoçoğlu Damat Yahya Paşa’nın oğludur. İnebahtı sancakbeyi olarak bilinir. 1537 yılında Vertizo Savaşı'na katıldı. 1543'de Belgrad sancakbeyi oldu.

Şifalı Arslan Paşa
Yahyapaşazade Malkoçoğlu Mehmet Bey'in oğulları Arslan Bey ve Derviş Bey olarak bilinmektedir.
Arslan Bey, Şifalı Arslan Paşa şeklinde anılır. 1537 yılında Vertizo Savaşı'na katıldı. 1537'de Pojega sancakbeyi oldu. 1565'de Budin'in ondördüncü beylerbeyi oldu. Kendisi aynı zamanda şairdir. 1566 yılında Sokollu Mehmet Paşa tarafından idam edildi. Ömer Seyfettin'in Kütük adlı hikâyesinde anlattığı Arslan Bey bu kişidir.

Derviş Bey
Malkoçoğlu Damat Yahya Paşa’nın torunu, Mehmet Bey’in oğludur.

Yavuz Ali Paşa
Malkoçoğlu soyundan son olarak bilinen kişidir. Çok cesur, fevri ve deli dolu biriydi. 1603 yılına kadar Mısır Beylerbeyliği görevini yaptı. Bu sırada 1603 yılında İstanbul'a çağırıldı ve sadrazamlığa getirildi. İlk iş olarak İran meselesini ele aldı. 1604 yılında Macaristan seferi sırasında Sofya'da rahatsızlandı. Belgrad'a ulaştığında da vefat etmiştir. Mezarı Yozgat'ın Yerköy ilçesindedir.